bursa escort-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-gaziantep escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-bursa escort-bursa escort-istanbul escort-tuzla escort bayan "A" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar retmen Sitesi



856 defa grntlendi.

"A" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar

Dilek iriki
Administrator
*******


Mesajlar: 3,270 Katlma Tarihi: 08-08-2011 Rep Puan: 21 Durum: evirimd

Mesaj: #1
"A" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar
"A" Harfiyle Balayan Deyimler

Aba altndan denek gstermek: Sakin, yumuak grnmekle birlikte karsndakini gizliden gizliye korkutmak."Sakn onlara aba altndan denek gstermeye kalkma, yoksa karrsn."

Abac, kebeci, ara yerde sen neci?: "Tamam, ilgililer bu ie karabilirler, ama sen neci oluyorsun" anlamnda kullanlr.

Abay yakmak: Gnl verip k olmak, tutulmak."Trkmen kzna abay yakal beri, saz elinden drmez oldu."

Abbas yolcu: 1. Yola kmaya kesin kararl."Abbas yolcu! Daha fazla oyalamayn." 2. lmek zere (olan). "Komaya girdi, abbas yolcu mu ne?"

Abesle itigal etmek: Yersiz, yararsz, bo ve anlamsz eylerle vakit geirmek."u yaa geldin, ama abesle itigal etmekten vazgemedin."

Abuk sabuk konumak: Dnmeden, birbiriyle ilgisi olmayan, tutarsz, sama sapan sz sylemek. "Yeter artk, abuk sabuk konumalarna daha fazla dayanamayacam."

Abur cubur: Yararl olup olmad dnlmeksizin rast gele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler."Ne diye ocuklarn karnn abur cuburla doyuruyorsun?"

Aceleye getirmek (dara getirmek): 1. Bir ii gerektii gibi yapmayp, zaman darlndan yararlanarak birini aldatmak. "Tezghtar aceleye getirerek gmlein defolusunu vermi."2. Zaman darl sebebiyle gereken zeni gstermemek. "Yazn hi de gzel deil, aceleye getirmisin."

Acemi aylak: Toy, tecrbesiz, beceriksiz. "Acemi aylaa bak hele! Sen mi tamir edeceksin o saati?"

Ac ekmek (duymak): 1. Ar, sz duymak. "Kazadan sonra ok ac ekti." 2. zlmek, znt iinde kalmak."Eini kaybedeli on yl oldu ama o hl ac ekiyor."

Acs iine (yreine) kmek (ilemek): Bir eyin verdii ac, znt benliinde derin iz brakmak."Elindeki tek evi de yanp kl olunca acs yreine iledi."

Acsn ekmek: Yaplan yanl bir iin dourduu sknt ve znty yaamak."Kestiim o aacn hl acsn ekiyorum."

Acsn karmak: 1. Acln yok etmek."Yada kavurarak acsn ald."2. nceden urad madd ve manev zarar sonradan gidermek. 3. almak."Bir gn bana yaptklarnn acsn senden karacam."

Ac souk: Keskin, hoa gitmeyen, ok tc souk."Ac souk insann iliklerine iliyordu."

Ac sz: nsann gnln inciten, onuruna dokunan ar sz."Bu ac szlerine kim katlanr sanyorsun?"

A acna: A olarak, hibir ey yemeden."Bu i a acna yaplmaz."

Aa karlmak (alnmak): inden karlmak, grevine son verilmek."e gn ge geldi diye aa alnd."

Aa vurmak: Gizli, sakl bir eyi herkese duyurmak, ortaya karmak."Yllardr iinde saklad srr mahkemede aa vurdu."

A kmak: Saklamakla grevli bulunduu para, eya veya baka bir eyin saym sonucu eksik olduu anlalmak."Kasiyerin sal gn akam on bin lira a kt."

An bulmak: Herhangi bir iteki eksii, hileyi veya zarar ortaya karmak."Hemen her yazsnda bir an bulmak mmkn."

Ak alnla: Baar, eref, vn ve drstlkle."Hemen her iten ak alnla kar onlar."

Ak bono vermek: Bir kimseye snrsz, istedii gibi davranma yetkisi tanmak.

Ak fikirli: Olaylar, gelimeleri, yenilikleri iyi anlayp gerei gibi karlayan; dndn olduu gibi syleyebilen kimse."Bu toplumun ak fikirli insanlara duyduu ihtiya, bugn daha fazladr."

Ak kalpli (yrekli): Samim, ii temiz, ii d bir olan kimse."Komumuz kadar ak kalpli bir adam grmedim."

Ak kap brakmak: Gerektiinde bir konuya yeniden dnebilme imkn brakmak, kesip atmamak, ileriyi dnerek lml davranmak."Bu kadar kesin konumayalm, ak kap brakalm da iyi dnebilme frsatlar olsun."

Ak konumak: Gerei saknmadan, ekinmeden sylemek."Daima ak konuan insanlar severim."

Ak sak: Grenee, terbiyeye aykr derecede ak (sz, davran, elbise)."Ak sak fkralar anlatmaya utanmyor musunuz?"

Ak seik: ok ak, ok belirgin, ayrntlarna kadar grlebilen."Daha ak seik konu da anlayalm ne demek istediini."

Akta kalmak (olmak): 1. ve grev bulamamak. 2. Yersiz yurtsuz kalmak. 3. kimilerinin elde ettikleri bir yarardan mahrum olmak."oluk ocuk akta kaldlar fabrika kapannca."

Aktan kazanmak: Ortaya hibir emek ve sermaye koymadan gelir elde etmek, para kazanmak."Gnmz insan aktan kazanmay bir kural hline getirdi."

Ak vermek: 1. Geliri, giderini karlamamak."Maamz yetmeyecek bu ay, galiba ak vereceiz."2. Ortaya kmamas gereken eyi farknda olmadan belli etmek."Dikkat et de dmanlarna ak verme."

Alktan nefesi kokmak: 1. ok fazla yoksulluk iinde bulunmak."Dn alktan nefesim kokuyordu ama bugn ok kr karnm tok."2. Uzun zaman bir ey yemedii anlalmak.

Amaza dmek: inden klmas olduka g bir durumda kalmak. "Beni bu amazdan ancak ocuklarm kurtarr."

A susuz kalmak: ok yoksul bir duruma dmek, fakirlikten yaayamaz hle gelmek."Afrika ktasnn pek ok insan a susuz kalm durumda."

Adama dnmek: Hoa giden bir duruma gelmek, dzelmek."Kaplar, pencereler boyannca ev adama dnd."

Adamdan saymak: Deeri olmad hlde bir kimseye kymet vermek, sayg duymak. "Seni adamdan saydm diye mi naz yapyorsun?"

Adam etmek: 1. Eitmek, yetitirmek, belli bir seviyeye getirmek."Sen ura, didin, adam et, o da srt evirsin sana."2. Tamir edip kullanlr hle getirmek, bir yeri dzene sokmak."Bu arabay eninde sonunda adam edeceim."

Adam evlad: yi bir ailenin iyi yetitirilmi; z, sz doru ocuu."Bu iyilii ancak bir adam evlad yapabilirdi."
Bilgicik.Com, Trke, Edebiyat, Roman zetleri, Duvar Yazlar, Ataszleri, Hzl Okuma, zl Szler, Trk
Adam iine kmak: Toplulua karmak, ee dosta gitmek, deerli insanlarn bulunduu yerlerde olmak ve onlarla grmek."Adam iine kmayal uzun zaman oldu."

Adam olmak: 1. Yetiip bymek, gelimek, i g sahibi olmak."Umarm o da bir gn adam olur."2. Onarlp ie yarar hle gelmek.

Adam (insan) sarraf: Tecrbesi sayesinde insanlarn iyisini ktsn abuk anlayacak duruma gelmi kimse. "Sen zlme, baban insan sarrafdr, onun ne mal olduunu kolayca anlar."

Adam sen de (adam!): Bir iin nemli olmadn, aldrlmamas gerektiini anlatmak iin sylenir."Adam sen de, o katlmazsa katlmasn, biz birlikte oynarz."

Adam srasna gemek (girmek): Toplumda kendisine daha nce deer verilmezken, artk kendisine nem ve deer verilir olmak."Biliyorum, seni de adam srasna geiren paran oldu."

A`dan Z`ye kadar: Btnyle, batan aa."Bu snfn dzeni a`dan z`ye kadar bozuk."

Ad batmak: Ad anlmaz olmak, unutulmak, sz edilmez olmak. "Hatrlatmayn, ad batsn o adamn!"

Ad kmak: Kt bir hret kazanmak."Bir kere ad km, ne yapsa fayda etmiyor, kimse dinlemiyor onu."

Ad kalmak: Bir kimse veya ey ortadan kalktktan, ldkten sonra ad dillerde dolar olmak."Birka yl sonra stanbul`da doal gzelliklerin sadece ad kalacak."

Ad karmak: yi karlanmayan bir olayla ilgisinin bulunduu, o olaya kart sylenmek."Soygun iine Ali`nin de adnn kart syleniyor. Doru mu?"

Adm atmamak: Kesinlikle gitmemek, uramamak, aramamak. "Bir daha o eve adm atmamaya yeminliyim."

Adn anmamak: Bir eyden, bir kimseden hi sz etmemek; unutmu grnmek."Evi terk eden olunun adn anmamakta sonuna kadar kararl."

Adn koymak: 1. sim vermek. "Yeni doan ocuun adn Ali koydular."2. Bir eyin karln veya fiyatn kararlatrmak."nce adn koyalm da ona gre hareket edelim."

Adn vermek: 1. Birinin adn bildirmek. 2. Biri tarafndan salk verildiini gnderildii kimseye sylemek. "Benim adm ver ki ilerin abuk grlsn."

Aforoz etmek: 1. Kilise birliinden karmak. 2. Birini yakn olmaktan karmak, ilgiyi kesip uzaklatrmak, ilikileri tamamen koparmak."Btn kyl onu aforoz etmekte kararl."

Ar aksak: Pek yava olarak, dzgn olmayarak."Her zaman ileri ar aksak yapyorsunuz."

Ar basmak: 1. Arl fazla gelmek. 2. Bir ite etkili olmak, gc stn gelmek, istediini yaptrmak."Politik gc ar basnca ihaleyi kazand."

Ar bal: Cidd, olgun, hareketlerinde ll, ilerini dne tana yapan kimse."Ar bal olmak insana stn meziyetler kazandrr."

Ardan almak: Bir ii yapmakta acele etmemek, yava davranmak, isteksiz grnmek."Hi sebep yokken ii ardan alman bir trl anlamyorum."

Ar elli: 1. Olduka yava i yapan, abuk yapmayan. 2. Vurduu zaman ok actp can yakan."Adamn eli amma da arm, ense kkm hl aryor."

Ar gelmek: 1. Arna gitmek, onuruna dokunmak."Hak etmediim u szler ylesine ar geldi ki bana."2. yaplmas g gelmek."Bu yatan sonra inaat ilerinde almak artk ar geliyor benim gibi ihtiyara."

Ar hastalk: Sonu lmle neticelenebilecek gibi olan tehlikeli hastalk."Ar hastalk geirdii iin bir trl kendini toplayamad ve zayf kald."

Ar sz: Kiinin gnln inciten, gcne giden, onuruna dokunan, dayanlmas g sz."Sylediin ar szler ocuklar ok incitti."

Az aramak (veya yoklamak): renilmek istenilen eyi syletecek yolda dil kullanmak."Azn ara bakalm o konuda bir ey biliyor mu?"

Az (sz) birlii etmek: Daha nce bir konuda anlaarak ayn eyi yapmak ya da sylemek."Az birlii etmeli, hep birlikte savunmalyz kendimizi."

Azdan laf (sz) ekme(almak): Bir kiinin bildii eyleri ustalkl konumalarda ona sezdirmeden renmek. "Bouna urama, azndan laf ekemezsin onun."

Azda sakz gibi inemek: Bir dnceyi, bir sz tekrar edip durmak."Dolap da dolap! Artk aznda sakz gibi ineyip durma u sz!"

Az deitirmek: Daha nce sylediinin tersini sylemeye balamak."Babasn grnce korkusundan az deitirdi."

Az, dil vermemek: 1. Sz syleyemeyecek kadar hasta olmak. 2. Herhangi bir sebeple hi konumamak, susmak."Kuruna dizilmeyi gze aldlar ama az, dil vermediler."

Az emek: Yalvarmak, hi de lyk olmayan birine yz suyu dkmek. "lrm de az emem o adama!"

Az kalabal: Birbirini tutmayan, gereksiz, konu d szler."Asl meseleyi az kalabal ile rt bas edip kaamazsn!"

Az kalabalna getirmek: Birini gereksiz szler syleyip ok konumak yolu ile artmak, dikkatini datp aldatmak."Az kalabalna getirip yok pahasna ald mallar."

Az kavaf: Karsndakini ikna etmek iin diller dken, ok konuan, gerekli gereksiz sz syleyen kimse."reniyorum unun gibi az kavaf heriflerden."

Az yapmak: Birini aldatma, yanltma, oyalama amacyla duygularn, dncelerini olduundan baka trl gsterecek biimde konumak."Ne az yapp duruyorsun, gerei sylesene!"

Az ak ayran delisi: Yeni grd her eye alk alk bakan, anlamsz bir hayranlkla seyredip aran."Haydi yr, az ak ayran delisi gibi ne bakp duruyorsun vitrine."

Az (bir kar) ak kalmak: ok armak, aakalmak. "Onca seneden sonra sevdii arkadan birden karsndan grnce az ak kald."

Az kalabalk: ok ve manasz, sama sapan, tutarsz szler syleyen."Az kalabalk insanlara tahamml etmek ok g bir i."

Az kulaklarna varmak: ok sevinmek, sevindii her hlinden belli olmak. "Takdirname eline verilince sevincinden az kulaklarna vard."

Az laf yapmak: Gzel, inandrc sz syleme yetenei olmak."Politikac m olacaksn, azn laf da yapmal."

Azna (veya aznn iine) bakmak: 1. Ne diyeceini beklemek. 2. Onun szne gre hareket etmek."yi, yemek iin de onun azna bak bari!"

Azna baktrmak: Etkili, gzel konuarak kendini zevk ile dinletmek, dinleyenleri kendisine hayran etmek."O, azna baktrmasn bilen ender hatiplerdendi."

Azna bir parmak bal almak: Amacna ulamak iin birini tatl szlerle bir sre oyalamak, kandrmak; umut verip ikna ederek iini yaptrmak."yle bir insan ki azna bir parmak bal al, sonra her istediini yaptr."

Azna girmek: Dinlenirken konuana doru olduka fazla yaklamak."ocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse azna gireceklerdi."

Azna lyk: Bir yiyecein tad anlatlrken kullanlr, ok lezzetli yiyecek anlamnda."Haydi durma, uzan, tam azna lyk bir tatl!"

Aznda bakla slanmamak: Sr saklamay becerememek, srr hemen aa vurmak."Aznda bakla slanmayan bu adama nasl oluyor da alyorsun?"

Aznda gevelemek: Ak olarak sylememek, belirli konumamak."Ltfen laf aznda geveleme de ne syleyeceksen syle, ok iim var."

Azndan bal akmak: ok tatl, hoa gider biimde konumak."Konu, konu hele; azndan bal akyor."

Azndan kan kula iitmemek: Szlerini tartmadan, dnmeden, fke iinde, nere varacan hesaplamadan konumak."yice ldrm olmalsn. nk azndan kan kulan duymuyor."

Azndan drmemek: Bir kimseden veya bir eyden her zaman sz etmek."lnceye kadar torunu Esma`nn adn azndan drmedi."

Azndan girip burnundan kmak: eitli yollara bavurarak birini bir eye raz etmek; veya kandrmak."Azndan girip burnundan kt ve ondan para koparmay baard."

Azndan karmak: Sylemek istemedii bir eyi, bo bulunup syleyivermek."Dikkatli ol, laf azndan karp da gideceimiz yeri syleme."

Azndan laf almak (ekmek): Bir kimseyi deiik yollarla ve ustalkla konuturup birtakm gizli eyleri renmek."Bouna urama, azmdan laf alamazsn."

Azndan yel alsn: Olumsuz, kt eylerden bahsedenlere kar "azn hayra a" anlamnda sylenir."Bugn kt eyler mi bekliyorsun? Azndan yel alsn, o ne biim beklenti?"

Azn ap gzn yummak: Kzgnlk ile sonunu dnmeden azna gelen kt szleri sylemek, karsndakine hakaret etmek."Eve ge gelen kzna azn ap gzn yumdu."

Azn aramak: Karsndakini kurnazca konuturarak azndan sz almak, istediini renmek."unun azn ara da baheyi satp satmayacan ren."

Azn bak amamak: Krgnlktan, zntden ya da herhangi bir sebepten tr sz syleyecek durumda olmamak."Bouna urama, evin yanna yle zlm ki azn bak amyor."

Azn havaya (poyraza) amak: Umduunu elde edememek, frsat kardktan sonra bo yere beklemek."Evi o zaman alacaktn, artk geti, bundan sonra azn havaya a."

Azn kapamak: 1. Susmak. 2. karnn elden gideceini dnerek birinin konumasn nlemek."Azn kapatamazsak konuup bizi elleme rezil edecek."

Aznn iine bakmak: Konuan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek."Konumas onlar yle sarmt ki aznn iine bakyorlard."

Aznn kokusunu ekmek: Bir kimsenin dayanlmaz, ekilmez tutum ve davranlarna katlanmak."Yeter artk, daha fazla senin az kokunu ekemem."

Azn peyim (seveyim): Sevindirici bir sz syleyene "ne gzel, ho syledin" anlamnda kullanlr.

Aznn payn vermek: Sert sz ve davranlarla karlk vererek bir kimseyi yaptna piman etmek."Demek yle, ben de senin aznn payn vermezsem bana da Hasan demesinler!"

Aznn suyu akmak: ok beenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek."Vitrindeki kzarm tavuu grnce azmn suyu akt."

Aznn tad kamak: Rahat kamak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu dirlii, dzenlii bozulmak."u vzr vzr ileyen yol buradan geince azmzn tad kat."

Aznn tadn bilmek: 1. Gzel yemeklerden anlamak. 2. Bir eyin gzelini, iyisini bilmek, anlamak."unlardaki gzellie bak, aznn tadn da biliyorsun hani."

Az sulanmak: mrenmek."Karpuzlar azn aprdatarak yemeye balaynca benim de azm suland."

Az st kokmak: ok gen, toy ve tecrbesiz olmak."u az st kokan m yaracak benimle."

Az var dili yok: 1. Olduka sessiz, sakin, kendi hlinde. 2. Konumayp susan, derdini anlatmayan."Tellanma sakn, az var dili yok o ocuun, seni hi zmez."

Azyla ku tutsa...: "Ne kadar aba gsterse, ne yapsa da" anlamnda kullanlr."Azyla ku da tutsa, artk bu eve adm atamaz."

Ah almak: Birinin bedduasn stne ekmek."Zalimliine devam edersen daha ok kiinin ahn alacaksn."

Ah kmak: Eziyete urayan bir kimsenin yapt bedduann etkisini gstermesi.

Ah tutmak: Zulm grenin bedduasnn yerini bulup gereklemesi."Ahm bir tutarsa dnyann ka bucak olduunu grecek o."

Ah yerde kalmamak: Yapt ilenme (beddua) er ge etkisini gstermek."unu iyi bil ki ey zalim, ahm yerde kalmayacak; yz st srneceksin."

Ahkm karmak: Kendi dncelerine dayanarak birtakm yarglara varmak."Devletler ancak kuvvetli ordu ile ayakta dururlar diye ahkm kard."

Ahmak slatan: nce ince yaan yamur, isenti."Byle yrmeye devam edersek bu ahmak slatan iliklerimize ileyecek."

Ahret kardei: Dnya ve ahiret ilerinde birbirlerinden ayrlmayan kimseler; kan ba olmakszn manev olarak kurulan kardelik.

Ahrette on parma yakasnda olmak: Hakszla urayn bu dnyada nleyip hakkn alamayann, te dnyada (ahirette) kendisine sorumlu olan kimseden davac olmas."Hakkm vermedin ama ahirette on parmam yakanda olacaktr."

Akan sular durmak: Artk itiraz edilebilecek, kar durulacak bir nokta kalmamak."Siz Mehmet Aa`ya gidin, o devreye girdi mi akan sular durur, kolay anlarsnz."

Akl defteri: Hatrlanp yaplmas gereken eylerin yazld kk defter, muhtra defteri, ajanda.

Akl etmek: Herhangi bir nlem ve areyi zamannda dnmek, vaktinde hatrlamak."Sular kesilecekti ama kovalar doldurmay akl edemedim."

Akl hocas: 1. Birine yol gsteren, akl reten kimse. 2. Herkese akl retmeye merakl kimse."Ltfen akl hocal yapmaya kalkma, biz iimizi senden iyi biliriz."

Akl kr olmamak: Akll, dengeli ve ll bir kiinin yapaca i olmamak."Akl krm imdi senin yaptn bu i?"

Akl kutusu (kumkumas): ok zeki, akll kimse; bilgi."Akl kutusu mbarek, her meseleyi zyor."

Akllara durgunluk vermek: ok alacak bir ey olmak."Bir grmeliydin o olay, akllara durgunluk verecek bir olayd."

Akll uslu: Dengeli, yaramazlk etmeyen, lsz ve takn davranlarda bulunmayan."Senin ocuk pek akll uslu grnyor."

Akl retmek (vermek): Herhangi bir konuda yol gsterip tavsiyede bulunmak, bilgi vermek."Sana akl verecek bir adam da m bulamadn?"

Akl sr ermemek: Bir iin gizli ynlerini, niteliini, asl sebebini anlayamamak."Senin bu ii nasl berbat ettiine hl akl sr erdiremedim."

Akntya krek ekmek: Olmayacak, gereklemeyecek bir i urunda bouna aba sarf etmek."Desene bouna krek ekmiiz, olmayacak bu i."

Akla karay semek: Bir ii baarmak urunda ok yorulmak, sonuca kadar ok zahmet ekmek."Seni buluncaya kadar akla karay setim."

Akl almamak: 1. Akla uygun gelmemek, inanlacak gibi olmamak. 2. Anlamamak."u ileri bir trl aklm almyor."

Akl bana gelmek: 1. Zarar grd ilerden uslanp akllca davranmak. 2. Baygnlktan aylmak, kendine gelmek."abuk koun, nihayet kendine geliyor!"

Akl bandan gitmek: 1. ok korkudan veya ok sevinten ne yapacan armak. 2. Kafas ok yorulmu olduundan iyi dnememek."Annemi yle evin ortasnda baygn grnce aklm bamdan gitti."

Akl banda olmamak: 1. yi dnebilir durumda olmamak. 2. Baylmak, kendisinden gemek."Artk akl banda olmamak onun iine geliyor sanki, bylece sorumluluktan kurtulacak, rahat edecek."

Akl kmak: Titizlikle zerinde durmak, ok korku geirmek, ok korkmak."Elbisem yrtlacak diye akl kyor."

Akl durmak: armak, dnemez bir hle gelmek."Resmi yle gzel yapm ki grsen akln durur."

Akl karmak: Ne yapacan bilememek, bocalamak, armak."Dur hele, bir dneyim, sylediklerin aklm kartrd."

Akl kesmek: Bir eyin olabileceine, bir eyi yapabileceine inanmak."Seninle bu ii baarabileceime pek de aklm kesmiyor."

Aklna dmek: 1. Hatrlamak. 2. Kafasnda bir dnce domak."Aklna den her eyi yapmak zorunda msn?"

Aklna esmek: Daha nce dnmemi olduu eyi birden yapmaya karar vermek."Birden aklna esti, kalkp sahile indi."

Aklna gelen bana gelmek: Olmasndan korktuu eyin zarar verici etkisine uramak."Aklma gelen bama geldi, evi su bast."

Aklna gelmek: 1. Hatrlamak. 2. Bir eyi yapmay dnmek, tasarlamak."Aklma geldi, kalkp babama gittim."

Aklna koymak: 1. Bir eyi yapmaya kesin olarak karar vermek."Bu sene takntsz snfm gemeyi aklma koydum."2. Bir fikri bakasna alamak.

Aklna (akln) takmak: Bir eyi devaml olarak dnmek, bir fikre srekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla megul etmek."Onu niin krdm, aklma takld dnp duruyorum."

Aklna yer etmek: Uygun bulduu bir dnce kafasna yerlemek."Onun sana syledikleri aklna yer eder inallah."

Aklndan zoru olmak: Tutarsz, dengesiz, lsz, delice davranlarda bulunmak."Brak o ba, aklndan zorun mu var senin?"

Akln almak: ekicilii, gzellii ile bylemek, etkisi altna almak."Kzn bir bak, akln bandan almaya yetti."



Akln bana almak (toplamak, devirmek): Mantksz, lsz davranlarda bulunmaktan kendini kurtararak akllca bir yola girmek."Akln bana al, yoksa bu iki seni gtrecek."

Akln bandan almak: ok artmak, dnemeyecek duruma getirmek."Grd ev akln bandan ald."

Akln (bir eyle) bozmak: 1. Saptmak, delirmek. 2. Yalnzca ilgilendii, zerine dt eyle urap durmak, baka hibir mesele dnmemek."Bizim ocuk sinema ile akln bozdu."

Akln almak (elmek): 1. Kararndan, niyetinden vazgeirip baka bir yola sokmak. 2. Batan karmak, ayartmak."Akln elip onu evlenmeye raz et."

Akln peynir ekmekle yemek: Aklszca, aknca, delice iler yapmak."Misafirlie byle gidilir mi? Sen akln peynir ekmekle mi yedin?"

Ak pak: 1. Tertemiz. 2. Sa sakal aarm. 3. Alml ve beyaz tenli."Ne kadar da ak pak bir ocuk."

Akama sabaha: Neredeyse, pek yaknda, ksa bir sre iinde."Konuklar akama sabaha burada olurlar, sakn bir yere kaybolma!"

Akamdan kavur, sabaha savur: Kazandn gn gnne harcayan, har vurup harman savuran, savruk kimselerin durumunu anlatmak iin kullanlr.

Akam iple ekmek: Gecenin olmasn sabrszlkla beklemek."Ne gzel bir ziyaret olacak. Akam iple ekiyorum."

Alacana ahin, vereceine karga: Alrken btn gcn kullanan ve kolaylk gsteren, kimsede parasn brakmayan; verirken ise bin bir glk karan, vereceini geciktirmek iin elinden geleni yapan kimse iin kullanlr."Ne adamsn be! Alacana ahin, vereceine karga! Yazklar olsun!"

Alaca olsun: "Gnn birinde ondan cm alrm" anlamnda gz korkutmak iin sylenir.

Al aa etmek: Birini bulunduu yerden, mevkiden indirmek."Ya, grdn m, demek ki el olu adam al aa ediyormu bir rpda!"

Al birini vur birine (tekine): Hepsi ayn, bir ayarda, hibiri ie yaramaz."Onlardan sz etme bana. Al birini vur birine."

Alak gnll olmak: Gurur ve kibre kaplmayp kendini olduundan daha aa dzeyde sayma, bakalarndan yksek grmeme durumu."nsan insan yapan vasflardan biri de alak gnll olmaktr."

Al glm ver glm: 1. Karlkl sevgi gsterisi. 2. okluk uygun olmayan ilerde birbirinin karn kollamak.

Al al, moru mor: Tel veya yorgunluktan yz kpkrmz kesilmi (olarak)."Ua kalkmak zere olan babama al al, moru mor bir ekilde yetiebildim."

Alc gzyle bakmak: ok dikkatli bakmak, inceden inceye gzden geirmek."Mobilyaya ilk defa alc gzyle bakt."

Aln teri dkmek: Zahmetli i grp ok emek vermek."Aln teri dkmeyenler, emein ne olduunu bilemezler."

Ali Cengiz oyunu: "Kurnazca, haince akl durduracak i yapmak" anlamnda kullanlr."Bana bir Ali Cengiz oyunu oynadlar ki sormayn gitsin."

Ali kran ba kesen: ok zorba, kaba kuvvetle hkimiyet kuran."Mehmet, snfn Ali kran ba kesini olmutu."

Ali`nin klhn Veli`ye, Veli`nin klhn Ali`ye giydirmek: Kendi sermayesi olmad hlde, birinden aldn tekine, tekinden aldn bir bakasna vererek iini yrtmek.

Allah adam: Hile, kt bilmeyen; hak yol zerinde olan, Allah`a ibadette kus dini btn kimse."Allah adam olmalsn dnya da, hem de ahrette iyilik grebilesin."

Allah`a emanet: Herhangi bir eyi Yce Allah`n korumasna ve esirgemesine terk etmek."Seni Allah`a emanet ederek gidiyorum olum."

Allah Allah!: Daha ok aknlk ve hayret hllerini anlatr."Allah Allah! Nasl oldu bu i, aklm almyor?"

Allah aratmasn: Yaknlacak bir durumda, bir eyin hi bulunmamas hlindeki sknt annda "Allah daha ktsn gstermesin" anlamnda kullanlr.

Allah akna: Yemin vermek veya yalvarmak iin "Allah`n seversen" anlamnda ama, usan bildirir."Allah akna u ii bir daha yapma!"

Allah bilir: 1. Belli deil, Cenab- Hak`tan baka kimse bilmez."Allah bilir bu srrn i yzn."2. Bana yle geliyor ki."Allah bilir esrar da alyordur bu ocuk."

Allah`n bels: Varl znt veren, varlndan huzursuz olunan ey."Allah`n bels adam yine kt ortaya."

Allah versin: 1. Dilenciyi savmak iin "bekleme, sadaka vermeyeceim" anlamnda sylenir. 2. yi ey elde edenlere memnunluk bildirmek iin, kimi zaman da taklma ve aka iin sylenir."Allah versin, ilerin gayet iyi grnyor.

Allah yaratt dememek: Kyasya dvmek, ok hrpalamak."Adamlar yabancya bir giritiler ki Allah yaratt demediler."

Allah "yr ya kulum" demi: Az zamanda ok para kazanan ve iinde ok abuk ilerleyenler iin sylenir."Cenab- Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yr ya kulum` demesi yeter."

Allak bullak etmek: Kurulu dzeni bozmak, karmakark bir duruma getirmek."ocuklar evi allak bullak edip gitmiler."
Bilgicik.Com, Trke, Edebiyat, Roman zetleri, Duvar Yazlar, Ataszleri, Hzl Okuma, zl Szler, Trk
Allayp pullamak: Kt grn kapatmak iin bir eyi sslemek, donatmak."Hurda arabalar allayp pullayp pazara karmlar."

Allem etmek, kallem etmek: stediini elde etmek iin her trl kurnazla bavurmak."Namussuzlar allem edip kallem edip yal adamn evini elinden aldlar."

Aln ak yz ak (olmak): Herhangi bir ayb, ekinecek bir durumu olmamak, iffetli ve erefli olmak."te aln ak yz ak meydandaym; ksnlar karma."

Alnn karlamak: 1. Bir iin ok g olduunu, yaplamayacak kadar zor olduunu anlatr. 2. Kmseyerek meydan okumak, tehdit etmek."Beni polise bildirenin alnn karlarm."

Alnnn akyla: Kmsenecek, ayplanacak bir duruma dmeden; tertemiz, erefiyle, baarl olarak."Allah`n izniyle bu iten alnmn akyla kacam."

Alnnn ar damar atlamak: Utanma, sklma duygularn yitirmi bulunmak."Adama bak nerede soyunuyor, alnnn ar damar atlam anlalan."

Alnnn damar atlamak: Baarmak iin ok sknt ekmek, ok aba sarf edip emek vermek."O yolu ancaya kadar benim alnmn damar atlad, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnnn kara yazs: Kt talih, baht."Ne yapaym, alnmn kara yazs byle imi."

Al takke ver klh: 1. Bir mesele zerinde uzun ekimelerden sonra. 2. Senli benli, samim dostluu srdrerek."Al takke ver klh yllarca yaptk bu ii."

Alt alay, st kalay: i d bir olmayan; d ssl, ii berbat."Alt alay st kalay bir dolaba benziyor bu."

Alt kaval, st ehane (ihane): Daha ok giyim iin "alt, stne; bir paras br parasna uymaz." anlamnda kullanlr."abuk kar u zerindeki alt kaval st ehane elbiseyi, yoksa rezil olacaksn el leme."

Altn babas: ok zengin, paras ok olan kimse."Adam altn babas, her istediini kolayca yaptryor."

Altn bilezik: Para getiren, hayat boyunca geimi salamaya yarayan sanat ve meslek."imdiden bir altn bilezik sahibi ol ki yarn rahat edesin."

Altnda kalmamak: 1. Bir eyi karlksz brakmamak."Onun bana yapt iyiliin altnda kalr mym?"2. Bir eyin stesinden gelmek."Bana verdii iin altnda kalmayacam."

Altndan apanolu kmak: Giriilen bir ite baa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karlamak."Bana yle geliyor ki bu iin altndan apanolu kacak."

Altndan girip stnden kmak: Bir serveti, bir paray, bir kayna gereksiz yere, dncesizce, sorumsuzca harcayp ksa zamanda bitirmek."Bir ayda o kadar parann altndan girip stnden kt."

Altndan kalkmak: Bir zorluu yenip ii baarmak."Tellanma, iin altndan kalkacaktr o."

Altn izmek: Bir eyin (daha ok szn) nemini belirtmek, zerine dikkati ekmek, vurgulamak."Altn ize ize sylyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."

Altn stne getirmek: 1. Bir eyi bulmak iin aramadk yer brakmamak."Evin altn stne getirdik ama tabancay bulamadk." 2. Sz ve davranlaryla evreyi birbirine drmek, karmakark etmek."Adam iki ift laf etti. Topluluun altn stne getirdi."

Altn kesmek: ok fazla miktarda para kazanr olmak."Adamlarn at bfe altn kesiyor sanki."

Altm altya balamak: O an ki durumu temelli olmayan bir zmle kurtarmak veya bir ii kesin neticeye vardrm gibi grnmek."nsanlar altm altya balamakta stne yoktur onun."

Altta kalann can ksn: "Herkes bann aresine baksn, gszleri dnme, gc yetmeyene ne olursa olsun" anlamnda kullanlr.

Alttan (aadan) almak: Sert konuan birine kar yumuak, olumlu, onu hakl gryormu gibi tavr almak."Amacna ulamak istiyorsan onunla konuurken alttan al, pes perdeden konu."

Alttan gremek: Biraz geriden, pasif hareket edip gizli gizli yenme yollarn kollamak."Vay hnzr vay!.. Alttan greip akln sra baar kazanacaksn ha!"

Alt yan kmaz sokak: Sonu alnmayacak i, umutsuz durum."obanlk m, da tepe dola dur, alt yan kmaz sokak vesselm."

Amana gelmek: Teslim olmak, nce direnirken zor karsnda boyun emek."Nihayet dman amana geldi."

Aman dedirtmek (amana getirmek): Kar koyan birini boyun emek zorunda brakmak, teslim olmaya zorlamak."Dmana aman dedirtmek boynumuzun borcu oldu artk."

Aman dilemek: nce direnirken zor karsnda boyun eip cannn balanmasn istemek, galip gelenin merhametine snmak."Aman dileyene kl kalkmaz."

Aman vermemek: 1. Gz atrmamak, rahat brakmamak. 2. Dman acmayp ldrmek, merhamet etmemek."Byle kahpe insanlara sakn aman vermeyin!"

Ana baba gn: 1. Maher gn. 2. Skntl kalabalk; tell, tehlikeli, kimsenin kimseyi tanmad kalabalk."Yangn yeri ana baba gnne dnmt."

Ana kuzusu: 1. Pek kk kucak ocuu. 2. Skntya, g ilere alkn olmayan, nazl ocuk veya gen."u torbay kaldrna bak hele, tam bir ana kuzusu."

Anan yahi, baban yahi: Bir kimseyi iini yaptrabilmek iin pohpohlamak, gereinden fazla verek istediini elde etmeye almak.

Anas alamak: ok eziyet ekmek, skntya katlanmak, bitkin duruma dmek."Onu buraya getirinceye kadar anam alad."

Anasndan doduuna piman: 1. enge, ok tembel. 2. Canndan bezmi."O ii yapt ama anasndan doduuna bin piman."

Anasndan doduuna piman etmek: ok eziyet ederek canndan bezdirmek, bir kimseyi ok zmek."Karma bir ksn, onu anasndan doduuna piman edeceim."

Anasndan emdii st burnundan (fitil fitil) gelmek: Bir ii yaparken ok sknt ekmek, eziyete katlanmak."u arabann taksitlerini deyinceye kadar anamdan emdiim st burnumdan geldi."

Anasn alatmak: Bir kimseye ok eziyet edip sknt ektirmek."Adamn zerine yle gittiler ki iki gnde anasn alattlar."

Anasnn gz: Hileci, kurnaz, ok ak gz, karc, hin olu hin."Adam anasnn gz, iki dakikada bitiriverdi ii."

Anasnn nikhn istemek: Bir eye deerinden ok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak."Senin istekli olduunu duydu adam, imdi gidersen anasnn nikhn isteyecek o eve."

Anasn sat! (sataym): nem verme, aldrma, umursama, bunun iin kederlenme, zlme,"Sat anasn o iin, yenisine bak!"

Anca beraber, kanca beraber: Birbirimizden ayrlmayacaz, iler iyi de gitse, kt de gitse hep birlikte yapacaz, beraberlii bozmayacaz."Bu topra yalnz ben mi atacam, hayr arkadalar; haydi anca beraber, kanca beraber."

Anladmsa Arap olaym: "Hibir ey anlamadm" anlamnda kullanlr."Senin anlattklarn anladmsa Arap olaym."

Ant imek (etmek): Yemin etmek, bir eyi yapmaya veya yapmamaya sz vermek."Ant itik, asla bu lkeyi dmana brakmayacaz."

Apar topar: Tel ve acele ile, yaka paa, hazrlanmadan,"Treni karrm korkusuyla apar topar evden ayrldm."

Ara (aralarn) bozmak: ki kii arasndaki iyi ilikiyi, dostluu, arkadal ykmak."Kim ki ara bozar, o toplumun yz karasdr."

Ara bulmak: Birbirleriyle anlaamayan, bir araya gelemeyen kiileri uzlatrmak, bartrmak."ki rencinin arasn bulmak, tam bir haftam ald."

Aralar almak (bozulmak): yi ilikileri, dostluklar, arkadalk balar kopmak; birbirlerine dargn hle gelmek."u iki iftin aralar nasl ald hl anlayamadm."

Aralarndan kara kedi gemek (veya aralarna kara kedi girmek): yi anlaan iki kiinin veya dostun ilikileri bozulmak, aralarna soukluk girmek, birbirlerine gcenmek,"Niin konumuyorsunuz? Aranzdan kara kedi mi geti?"

Aralarndan su szmamak: ok iyi, ok yakn dostluk veya arkadalk kurmak, ahbap olmak."unlara bak, aralarndan su szmyor."

Arap sana dnmek: lerin ok karp iinden klmaz bir durum almas."Brak artk sorumsuzluu, ileri bu tavrnla Arap sana dndrdn."

Araya girmek: 1. ki kiinin arasndaki bir ie karmak. 2. Aralar bozuk olan iki kiiyi uzlatrmaya almak. 3. Yaplmakta olan bir iin yaplmasn geciktirmek."Araya baka iler girince seninkini yapamadm, kusura bakma."

Araya koymak: Bir ite sz geen bir kimsenin araclna bavurmak."Genel mdr araya koyup senin ie alnman salayacaklardr."

Aray yapmak: 1. Aras bozuk olan kimse ile barmak. 2. Aras ak olan iki kiiyi uzlatrp, bartrmak."Hasan aramz yapmasayd biz hl diken stnde oturuyor olacaktk."

Ar damar atlamak: Utan duyulacak eyleri sklmadan yapmak, utanmay brakmak, yzsz olmak."Ar damar atlam bu adamdan ne umuyorsun anlamadm bir trl."

Ar kovan gibi ilemek: Girip kan, gelip gideni ok olmak."u seim dolaysyla doktorun evi ar kovan gibi iliyor."

rif olan anlasn (anlar): st rtl olarak sylenen bir szn, anlay kuvvetli kimselerce anlalabileceini belirtmek iin kullanlr.

Arka arkaya vermek: Birbirini korumak, kollamak, iin birlemek; dayanmak, yardmc olmak."Arka arkaya verirsek karmzda hibir g duramaz."

Arka (srt) evirmek: Birine eskiden duyduu ilgiyi gstermemek, yabanc gibi davranmak."lerim bozulunca bana srt evirdi."

Arka kmak: Birilerine kar, birini korumak; savunmak, kayrmak."Babas arka kmasayd onu bir gzel dvecekti."

Arkadan sylemek: Bir kimsenin bulunmad yerde onun hakknda ileri geri konumak, dedikodusunu yapmak, ekitirmek."Adamn arkasndan sylemeye utanmyor musun?"

Arkadan vurmak: Kendisine inanan, gvenen bir kimseye gizlice ktlk etmek."Onun beni arkamdan vuraca hi aklma gelmezdi."

Arka kapdan kmak: zellikle bir eitim kurumundan, bir i yerinden hibir varlk gsteremeden, bir ey renemeden ayrlmak."vnp durma, bilgine baklrsa sen o okulun arka kapsndan kmsn."

Arkas kesilmek: Tkenmek, bitmek, sregelen bir eyin son bulmas."Kirann da arkas kesilirse ne yaparz biz?"

Arkasna dmek: 1. Birini gzden ayrmayarak arkasndan gitmek. 2. Bir ii sona erdirmek iin ok sk almak."Arkasna dmezsen nasl elde edeceksin o evi?"

Arkasnda dolamak (gezmek): Bir ii sonuca balamak iin ilgili yerlere giderek grme frsat aramak, onlarn yardmn salamak.

Arkasn getirememek: Balad ii srdrp sona erdirememek, sonulandramamak."Ne tembel adamsn, u iin arkasn getiremedin hl!"

Arkasn svamak: ltifat etmek, okamak, vmek, birisini bu yollar kullanarak bir ie sevk etmek."Arkasn svayarak yaptryorum her ii bu ocua."

Arkasn (birine) vermek: Bir kimsenin himayesinden g almak."Arkasn kaymakama vermi pervaszca konuuyor, yolu burdan geireceim diyor."

Arkas (srt) pek: 1. Souktan muhafaza edecek biimde giyinmi, iyi giyinmi olan. 2. Gl bir kimseye ya da yere gvenen."Ona gre hava ho, nk karn tok, srt pek nasl olsa!"

Arkas (srt) yere gelmemek: 1. Sarslmamak, salam ve salkl durumunu srdrmek. 2. Hi yenilgi yz grmemek."Arkas yere gelmemi bir adam olarak kalmal o."

Armudun sap var, zmn p var demek: Hibir eyi beenmemek, her eyin bir kusurunu bulmak.

Armut pi, azma d: Bir iin hi emek harcamadan olmasn, kendiliinden hazr olup ayana gelmesini bekleyenlerin durumunu anlatmak iin kullanlr.

Arpa boyu kadar gitmek: Pek az ilerlemek."Onca abaya ramen arpa boyu kadar gidebildim ancak."

Arpac kumrusu gibi dnmek: Derin derin ne yapacan bilemeden, aresizlik iinde dnp durmak."yle arpac kumrusu gibi ne dnp duruyorsun?"

Arpalk yapmak: Bir yeri srekli kar kayna olarak kullanmak, smrmek."Batllar lkemizi arpalk yaptlar deta."

Art dnce (niyet): Aa vurulandan ayr, gizli tutulan, asl dnce."Onun bizim hakkmzda art dncelere sahip olduunu biliyorum."

Asp kesmek: 1. kence etmek, zalimce tavrlarda bulunmak. 2. Tehdit etmek, zalimce davranlarda bulunacakm gibi konumak."Dn haktan ve adaletten sz edenler, bugn iktidar olunca asp kesmeye baladlar."

Askda kalmak: Bir engel kmas dolaysyla bir iin sonuca varamamas, yaplamayp ylece kalmas."Senin gelmemen yznden btn iler askda kald."

Askya almak: 1. Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek, bir ii zamannda yapmayp savsaklamak. 2. Alt boalm yapy dikmelerle tutturarak yklmaktan kurtarmak."Syle ona, o adamlarn tayin ilerini askya alsn."

Askya karmak: Evlenecek kimselerin nikhtan nceki durumlarn gsterir belgelerin, belirli bir sre iin ilgili dairede grnr bir yere aslmas, iln edilmesi.

Aslan pay: 1. Hak edilenden daha ok alnan pay, en glnn ald pay. 2. Bir blmede en byk pay."Aslan pay Ahmet`e dt."

Aslan yrekli: Ylmaz, hibir eyden korkmayan, yiit, kahraman,"Aslan yrekli Mehmetik dman il yavrusu gibi datt."

Asl fasl (astar) olmamak: Yalan, aslsz olmak, gerek pay bulunmamak."Asl astar olmayan ilerin iine srkleme bizi."

Astar yznden pahal olmak: Bir iin ayrntsna denen parann aslna denen paradan fazla olmas, gerek deerinden fazlaya mal olmas."Elbiseyi diktin ama astar yznden pahal oldu."

Ast astk, kestii kestik: Davranlarndan dolay kimseye hesap vermeyen, istedii gibi davranan, ok sert kimseler iin kullanlr.

Aadan almak: Sert konuan kimselere kar yumuak bir dil kullanmak."Biraz aadan alrsan onun sana zarar vermesini kolayca nlersin."

Aa kurtarmaz: 1. Bundan ucuza verilmez. 2. Daha aa bir durumu kendine lyk grmez."Israr etme, bu araba daha aa kurtarmaz."

Aa tkrsen sakal, yukar tkrsen byk: Sakncal olular eit olan iki kart davrantan birine karar verememe zorunluluunu anlatmak iin kullanlr.

Aa yukar: Yaklak olarak, hemen hemen, tam deil de tama yakn."Aa yukar on kilo gelir bu yk."

Ak atmak: Birisiyle yarmak, zellikle kendisinden stn birisiyle yar etmek."Sen benimle ak atacak biri deilsin."

Ata et, ite ot vermek (yedirmek): Uygunsuz i yapmak; birbirini tamamlayan, birbirine uyan unsurlar ters kullanmak; kiilere ilerine yaramayan eyi, ilgili olmadklar grevi vermek."Ata et, ite ot verilen bir lkede dirlik dzenlik mi olurmu?"

Ate almak: 1. Yanmak, tutumak. 2. Ateli silhn patlamas. 3. Tellanmak, fkelenmek, heyecanlanmak, comak."Silh birden ate ald."

Ate bacay sarmak: Bir i ya da olay nne geilemez, tehlikeli bir durum almak."Ate bacay sarmadan abuk gidelim buradan!"

Ate basmak: Ar lde sklmak, heyecanlanmak, utanmak sonucu vcutta scakln artmas, yzn kzarmas."O nadide, paha biilmez vazoyu krnca bedenini birden bire ate bast."

Atee atmak: Birini ok tehlikeli bir ie bile bile sokmak."Hi aldrmadan, biricik kzn o adamla evlendirip atee atamazsn deil mi?"

Atee tutmak: 1. Ateli silhla mermi atmak. 2. Bir eyi atein zerinde tutarak stmak."Zalim askerler zavall kylleri yaylm ateine tuttular."

Atee vermek: 1. Bir yeri bilerek yakp yok etmek. 2. Ar lde tellandrmak. 3. Bir toplumu, bir lkeyi kargaalk iine srkleyerek ykma uratmak."D gler yerli ibirlikilerle anlaarak lkeyi atee verdiler."

Ateine (nrna) yanmak: Birinin yznden byk hakszla uramak, zarar grmek."Eer bu mal satamazsam senin ateine yanm olacam."

Ate kesilmek: 1. ok kzgn, fkeli davranlar gstermek. 2. ok alkan, hareketli ve becerikli olmak. 3. Ateli silhlarla yaplan ata son vermek."Taraflar ate kesilmesine raz olmadlar."

Atele oynamak: ok tehlikeli, zarar verecek bir iin stne stne gitmek ya da byle bir ie girimek."Brak o silh elinden! Atele oynadnn farknda msn sen?"

Ate pahasna: ok pahal."Yeni daireler ate pahas, nasl alacaz?"

Ate pskrmek: ok fkeli olmak, ar szler sylemek."retmen kapy kran rencilere ate pskrd."

Ateten gmlek: inde bulunulan ac, skntl, dayanlmaz durumu anlatmak iin sylenir."flas etmem, ateten gmlek giymem demektir."

At alan skdar` geti: "Frsat kat, artk yaplacak ey kalmad" anlamnda kullanlr."Sen daha dur, at alan skdar` oktan geti."

At ekin, klc keskin: Her bakmdan gl, dilediini yapabilir."Zalimlere kar durmak m istiyorsun? Atn ekin, klcn keskin olmal!"

Atn yrkse bin de ka: mknn varsa kendini kurtarmaya bak.

Atp tutmak: 1. Kendi gcn aaca iler yapacan sylemek, abartl konumak. 2. Birisinin arkasndan ileri geri konumak, kt szler etmek."Yzne kar syle, arkasndan atp tutma adamn."

At oynatmak: 1. Ata hner gstermek. 2. Bildii ve istedii gibi davranmak. 3. Belli bir alanda stnlk kurmak."Meydan adamlara kald, istedikleri gibi at oynatyorlar."

Atsan atlmaz, satsan satlmaz: e yaramad, sknt verdii hlde vazgeilemeyen eyler ve kimseler iin kullanlr."Ne yapaym, karde ite! Atsan atlmaz, satsan satlmaz!"

Attan inip eee binmek: Bulunduu dereceden, mevkiden, nemli grevden daha aa bir yere inmek veya alnmak."Akln bana toplamazsan adam ite byle attan indirip eee bindirirler."

Avaz avaz barmak: Olanca gcyle barmak; sesi yettii kadar, var gcyle barmak."Tamam duyuyorum, yle avaz avaz barma!"

Avucunun iine almak: Birini her dediini yapar duruma getirmek, bask ve etkisi altna almak."Kaymakam btn kasabaly avucunun iine ald."

Avucunu yalamak: Umduunu ele geirememek, beklediini elde edememek."Avucunu yalamak istemiyorsan harekete ge, sen de al."

Avu amak: Yardm istemek, dilenmek, para istemek ya da ister duruma dmek."Yarn avu amamak iin bugnden almalsn."

Ayaa dmek: 1. Bir eyin deerini kaybetmesi. 2. Yalvarr duruma gelmek. 3. e ilgisiz ve yetkisiz kimseler karr olmak."Sevinmeyin bouna, bu ii ayaa drmeyeceim hibir zaman."

Ayaa kalkmak: 1. Hasta iyi olmak. 2. Sayg gstermek iin oturma durumundan ayak zeri duruma gemek. 3. Tellanmak, heyecanlanmak. 4. Dikilmek, ayaklar zerinde durmak."Dedem nihayet ayaa kalkt."

Aya (ayaklar birbirine) dolamak: Yrrken herhangi bir sebepten tr ayaklar birbirine taklmak, sendelemek."Korkusundan zavallnn ayaklar birbirine dolat."

Aya dmek: Bir yere uramak, o yer yolu zerinde bulunmak, yolu dmek."Bu rezillikten sonra onun ayann buralara deceini sanmam artk."

Aya dze basmak: leri iyi gitmek, zorluklar yenerek rahata kavumak."u borcu da dedik mi ayamz dze basacak inallah."

Aya ile gelmek: 1. Kendi istei ile gelmek. 2. ok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek."Adam aya ile geldi dayak yemeye."

Ayana ba olmak: Bir iini yapmasna, bulunduu yerden ayrlmasna engel olmak."Bu ocuk ayama ba oldu, onu brakp da bir yere gidemiyorum."

Ayana dolamak (veya dolanmak): 1. Birisinin yapt ie engel olmak. 2. Bakasna yapt ktlk kendi bana gelmek."u kpei birisi karsn atlyeden, insann ayaklarna dolanyor."

Ayana gitmek: Byklk taslamadan alak gnlllk edip birinin yanna varmak."O baban senin, ayana gitmelisin."

Ayana kapanmak: Kendini kk drerek yalvarp yakarmak."nsan ne birisinin ayana kapanmal, ne de birisini ayana kapandrmal."

Ayana (ayaklarna) kara su inmek: Bir yerde ayakta beklemekten veya uzun sre dolamaktan ok yorulmak."Seni aramaktan ayaklarma kara sular indi, nerelerdeydin Allah akna!"

Ayan ekmek: Daha nce gittii yere artk uramaz olmak, ilikiyi ve ilgiyi kesmek."Artk onlardan elimi ayam ektim."

Ayan denk almak: Birilerinin kendisine kar yapacaklar muhtemel ktlklere kar uyank davranmak, tedbirli olmak."Eer ayan denk almazsan o adamlar bana bir i aacaklar senin."

Ayan kaydrmak: Bir yolunu bularak birini bulunduu iten, mevkiden uzaklatrmak."Adamcazn hi suu yokken ayan kaydrdlar, imdi a susuz dolayor."

Ayan kesmek: 1. Bir yere gitmez, uramaz olmak. 2. Birini bir yere artk uramaz duruma getirmek."yle korkutun ki o adamn aya kesilsin bu meyhaneden?"

Ayann altna almak: 1. Acmaszca, tekmelerle kyasya dvmek. 2. Bir eyi kk grerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o eyi tepmek."nne serilen btn nimetleri ayann altna ald hi tnmadan."

Ayann tozuyla: Henz dinlenmeden, yoldan gelir gelmez."Adam ayann tozuyla kodese tktlar."

Ayan srmek: 1. Verilen bir grevi ardan yapmak. 2. Bir yerden ayrlmak zere bulunmak. 3. lmek zere olmak. 4. Halk inanna gre birinin gelmesi, ardndan bakalarnn da gelmesine yol amak."Ayan m srdn ne, senden sonra gelen misafirlerin saysn Allah bilir ancak!"

Ayan yorganna gre uzatmak: Gelirini giderine uydurmak, harcamalarda geliri amamak."Ayan yorganna gre uzatmazsan ileride a kalrsn."

Aya (ayaklar) suya ermek (demek): Neden sonra akl bana gelmek, bir eyin asln anlamak, beklenen biimde olmadn kavramak."Toy olduu iin doruyu gremiyor, onun da aya suya erecek bir gn."

Ayak altnda kalmak: 1. Hor grlp aalanmak, deer verilmemek. 2. nsanlarn sk gelip getii yerde, kalabalk iinde kalmak."Seyyar satclarn pek ou ayak altnda kalnacak bir yeri seerler."

Ayak atmamak: Bir yere hi gitmemek."O kente ayak atmadm henz."

Ayak diremek: Bir eyde srar etmek, kar koymak, kendi kararndan vazgememek."Ayak diremeseydi oktan evini ykm olacaklard."

Ayaklar altna almak: nem verilmesi gereken eyleri hie saymak, inemek."Babasnn onun iin verdii emekleri ayaklar altna alarak o serserilii seti."

Ayaklar geri geri gitmek: Bir yere istemeye istemeye, gnlsz gitmek."Holanmadm bu insanlarn yanna yaklatka ayaklarm geri geri gitmeye balad."

Ayakl ktphane: ok ey okumu, her sorulana cevap veren, ok ey bilen, okuduklar aklnda kalm kimse."Adam ayakl ktphaneydi sanki!"

Ayakta kalmak: 1. Bir zorluk karsnda yklmamak, kmemek. 2. Oturacak yer bulamamak."Gemi yle kalabalkt ki hepimiz ayakta kaldk."

Ayak takm: e yaramaz, bilgisiz, grgsz, kaba, serseri, deersiz kimselerin btn."Mahallemizde ayak takm gittike oalyor."

Ayak uydurmak: 1. Admlarn bakasnnkine uydurmak. 2. Kendi gidi ve davrann bakasnnkine benzetmek."Bu bozuk topluma ayak uydurmak zorunda deiliz."

Ayak st (zeri): 1. Ksa sre iinde, acele olarak. 2. Ayakta durarak, ayakta dikilerek."Gel de u bfede ayak st attralm biraz."

Ayasofya`da dilenip Sultanahmet`te sadaka (zekt) vermek: Kendisi bakasnn yardm ile geinirken, gsteri iin elindekini bakalarna yardm amacyla datmak.

Aykla pirincin tan: Bir iin olduka kark, dolak, iinden klmas g olduunu anlatmak iin kullanlr."Durup dururken adama olmadk szler sylemi, imdi aykla pirincin tan!"

Aylp baylmak: 1. Sinir krizi geirmek, bunalma dmek. 2. Birini kendinden geercesine sevmek, beenmek."Her kan grnde aylp baylyor."

Ayran kabarmak: fkelenmek, kzp barmak; comak."O konutuka adamn elleri titriyor, ayran kabardka kabaryordu."

Ayvaz kasap hep bir hesap: "Ha yle ha byle, ikisi de bir; hangi yolu seersek seelim ayn sonuca varr" anlamnda kullanlr.

Ayyuka kmak: 1. Pek ykselmek (ses iin). 2. Herkese duyulmak, yaylmak (dedikodu iin)."yle kzgnd ki sesi ayyuka kyordu."

Aza oa bakmamak: Eline geenle yetinmek, tok gzl olmak.

Azizlik etmek: aka ile taklmak, muziplik etmek, aka ile aldatmak."Osman azizlik etmeye baylr." Baba adam: Ar bal, iyi yrekli, olgun, hogrl, yalca adam."Ne baba adamm meer, ailesinden deil, komularndan bile kimseyi ihmal etmedi."
31-08-2011 01:02
Bul Rep Ver Alnt
« nceki | Sonraki »


Bu Konudaki Mesajlar
"A" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar - Dilek iriki - 31-08-2011 01:02

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gsterim: Son Mesaj
  ATA Szleri Harf Harf Bir Sayfada... Deyimler de Var.. KaRNeC 0 2,101 02-04-2012 03:54
Son Mesaj: KaRNeC
  "B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,892 31-08-2011 01:28
Son Mesaj: Dilek iriki
  "Z" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,644 31-08-2011 01:26
Son Mesaj: Dilek iriki
  "Y" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,661 31-08-2011 01:25
Son Mesaj: Dilek iriki

Konuyu grntleyenler: 1 Misafir

Forum Atla:

kampanyalar | hamile kyafetleri | Replika saat | kurumsal SEO danman | seim anketleri 2018

retmen Sitesi

retmen Siteleri



retmen Sitesi | letiim | Yukarya dn | erie Dn | Mobile Version | RSS

Trke eviri: MyBBTrkiye
retici: MyBB, 2002-2018 MyBB Group.

MyBB & SEO nSiDe

retmenSitesi.nfo Google Gizlilik Politikasna riayet etmektedir