escort bayan escort beylikdüzü bayan bursa escort escort istanbul bayan escort istanbul bayan marmaris escort bayan kayseri escort samsun escort mersin escort bayan bursa escort kocaeli escort ataşehir escort istanbul escort bayan "K" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar retmen Sitesi



816 defa grntlendi.

"K" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar

Dilek iriki
Administrator
*******


Mesajlar: 3,270 Katlma Tarihi: 08-08-2011 Rep Puan: 21 Durum: evirimd

Mesaj: #1
"K" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar
"K" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar

Kabak (birinin) bana (banda) patlamak: Birok kimsenin ilgili olduu olaydan yalnzca bir kimse zararl kmak; beklenmedii hlde, bir iin zararl sonucuna katlanmak.

Kabak tad vermek: Bktrmak, usan vermek, tatsz olmaya balamak."Senin bu konumalarn da artk kabak tad vermeye balad."

Kabna smamak: Sevin ve heyecanndan takn hareketlerde bulunmak.

Kabir azab ekmek: ok sklmak, eziyet ekmek."Kabir azab ekmeye daha ne kadar devam edeceiz."

Kabuuna ekilmek: Tek bana kalmak, d dnya ile ilgisini kesmek, kimse ile grmemek."Geirdii kazadan sonra iyice kabuuna ekildi."

Kan kur`as: Aldatlmas g, kurnaz; gn grm, geirmi; tecrbeli."O kan kur`as, bouna urama, sen onu kandramazsn."

Kafadan atmak: Bir konu zerinde inceleme yapmadan, rast gele konumak."Derse hi almadn belli, yle kafadan atyorsun ki..."

Kafadan kontak (sakat): Dncesiz, delice iler yapan, akl kt."Brak u elindeki baltay, kafadan kontak msn nesin?"

Kafa dengi: Davranlar, anlaylar, dnya grleri birbirine uymu kimselerden her biri."Kafa dengi bir arkadaa ylesine ihtiyacm var ki."

Kafa patlatmak: Bir konu zerinde pek ok dnmek, zihin yormak."Bu makine zerinde az kafa yormamsn, yle kark ki."

Kafa tutmak: Kar gelmek, direnmek, boyun ememek."Her nne gelene kafa tutmakla bir yere varacan m sanyorsun?"

Kafas almamak: 1. Anlayp kavrayamamak. 2. Zihin yorgunluundan tr anlayamaz olmak. 3. Olabileceine inanmamak."Bouna nefes tketme, kafas almaz onun."

Kafas ilemek (almak): Bir konu zerinde kavray ok iyi olmak.

Kafas kazan (gibi) olmak, (veya kafas imek): 1. Zihni yorulmak. 2. Grltl, patrtl eyler dinlemekten rahatsz olmak, yorgunluk duymak."Kesin artk u makinenin sesini, kafam kazan gibi oldu."

Kafas kzmak: ok fkelenip sinirlenmek."Kafam kzdrmadan ekip gidin buradan."

Kafasna dank etmek (demek): oktandr anlayamad bir meseleyi bir olay sebebiyle birden bire kavramak, doruyu yakalamak.

Kafasna koymak: Bir eyi yapmaya kararl olup zamann beklemek."Yarn onunla grmeyi kafama koydum."

Kafas yerinde olmamak: 1. O anda kafas ok yorgun olmak. 2. Baka eyler dndnden, o anda konuulana hemen intibak edememek."Kusura bakmayn, ne sylediinizi anlayamadm, kafam yerinde deildi de."

Kafese girmek: 1. Hapse girmek. 2. Aldatlmak, hile yoluyla kendisinden kar salanmak, oyuna gelmek."Zavall kafese girmekten kurtulduunu sanmt."

Kafese koymak: Tuzaa drp kar salamak.

Kda dkmek: Dncelerini, duygularn yazya geirmek.

Kt zerinde kalmak: Yaplmas kararlatrld hlde uygulanmamak; konuulan, kararlatrlan yazda kalmak."O kadar yol yapm, sulama kanal hep kt zerinde kald."

Kalbini krmak: ncitmek, kstrecek kadar zmek, gnln krmak, gcendirmek."Onu, kalbini krmadan uyarmaya al."

Kalburla su tamak: Verimsiz, verim alnamayacak, olmayacak bir ile uramak.

Kalbur st: Benzerleri arasnda stn, sekin, grnr.

Kaldrm mhendisi: siz gsz, sokaklarda dolaan kimse.

Kaale almamak: nemsiz grmek, szn etmeye deer bulmamak."O, kaale alnacak bir insan deil."

Kalem efendisi: Kalemde alan grevli, yazman.
Bilgicik.Com, Trke, Edebiyat, Roman zetleri, Duvar Yazlar, Ataszleri, Hzl Okuma, zl Szler, Trk
Kalem oynatmak: 1. Yaz yazmak. 2. Bir yazy dzeltmek. 3. Bir yazda deiiklik yapmak."Ben senin gibi kalem oynatmay beceremiyorum."

Kaleyi iinden fethetmek: Kar taraftan birinin yardmn alarak davasn kazanmak.

Kalbn basmak: Bir eye btn itenlii ile gvenmek, bir eyi dorulamak."Kalbm basarm ki o, bu ii yapmamtr."

Kalbnn adam olmamak: Grnnden bekleneni yapamaz olmak, umulan ortaya koymamak.

Kalptan kalba girmek: 1. Sk sk i deitirmek. 2. kar salamak iin deiik klklara girmek.

Kalp kazanmak: Gzel bir davran ve szle birilerinin sevgisini kazanmak, ilgisini ekmek."Bir demet iekle annemizin kalbini kazanabiliriz."

Kambersiz dn olmaz (olur mu?): "Bir toplant, elence veya i, en ok ilgili kiiler bulunmadan yaplrsa tad kmaz" anlamnda alay yollu kullanlr.

Kambur stne kambur (kambur kambur stne): "Sknt stne sknt, terslik stne terslik, bor stne bor, aksilikler birbirini kovalyor" anlamnda kullanlr.

Kanad altna almak: Korumak, gzetmek, himayesi altna almak."Yeenini kanadnn altna ald."

Kan alamak: Byk bir znt iinde olup yaknmak."Drt ocuk tek bama kaldm, aresizim, iim kan alyor ama kimseye alamyorum."

Kana susamak: Birini ldrme hrs iinde olmak."Brak elindeki ba dedim ama dinletemedim, kana susam gibiydi."

Kanat germek: Birini korumak, gzetimi altna almak.

Kan bana sramak (beynine kmak): ok sinirlenmek, fkelenmek,"Kan bana sramt, saa sola barp duruyordu."

Kancay takmak: Bir kimsenin zarar, ktl iin uramak.

Kan kmak: Cinayet ilenmek, kan dklmek."u adam gtrn gzmn nnden, yoksa kan kacak."

Kandilli temenna: Eli yere kadar uzatarak yaplan selmlama.

Kan dkmek: lme yol amak, yaralanp lmek veya birini yaralayp ldrmek.

Kan gvdeyi gtrmek: ok kan aktlm olmak, ok insan ldrlmek."Dmanla gs gse gelmitik, biliyordum ki birazdan kan gvdeyi gtrecek ve pek oumuz lecekti."

Kan gtmek: Kan dkerek almay istemek.

Kan ar: Davranlar yava, sevimsiz, konumas insana sknt veren, hoa gitmeyen kimse.

Kan bozuk: Soysuz, iren iler yapmaktan geri durmayan."Toplum bu kan bozuk insanlardan temizlenmelidir."

Kan kaynamak: 1. Hareketli, cokun olmak. 2. Birine iten bir sevgi beslemek, yaknlk duymak."ocua, ilk rastladmda kanm kaynamt."

Kanna girmek: 1. Birini ldrtmek veya ldrmek. 2. Bir eyi harcamak, ziyan etmek.

Kanna susamak: Belsn aramak, kendisinin ldrlmesine yol aacak bir davranta bulunmak."Kanna m susadn sen, o katilin stne byle gidilir mi hi!"

Kann emmek: Hi insaf etmeden smrmek, varn younu elinden almak."Yllardr kanmz emiyor bu soysuz herifler!"

Kan pahasna: Yaralanmay veya ldrlmeyi gze alarak."Kanm pahasna da olsa, o adamlara, buradan admlarn attrmayacam."

Kan scak: Sevimli, kendisini sevdiren, sempatik, scakkanl.

Kanyla demek: Yapt iin cezasn hayatyla demek."Yaptn kanyla dettiler zavallya."

Kan kusmak: ok eziyet, sknt ekmek.

Kan kusturmak: ok byk sknt ve eziyet ektirmek."Bana kan kusturmaya yemin etmiler, haydi grelim."

Kanl bakl olmak: Birbirlerinin kann dkecek, birbirlerini ldrecek kadar birbirlerine dman olmak."Kck bir tarla yznden kanl bakl olduk."

Kanl canl: Salkl, sapasalam, din ve diri olduu yznden belli olan."Kanl canl oluncaya kadar hastanede tutuldum."

Kan ter iinde kalmak: ok yorgun, terli, bitkin ve perian durumda olmak."Elindeki kazmay brakmaya niyetli deildi, kan ter iinde kalm bedenini dorultarak yzme bakt."

Kan tutmak: 1. Kan grnce baylmak. 2. (Adam ldren kimse korku ve heyecandan) ok geirmek, kaamamak, olduu yere ylp kalmak.

Kapa atmak: Skntl bir yerden kurtulup rahat edecei bir yere kavumak; uygun bir yere yerlemek, ie girmek."Evimize kapa attk m tamam, gel keyfim gel o zaman."

Kapal kutu: inde ne sakladn belli etmeyen, nitelii gizli kalan.

Kap dar etmek: Kovmak, dar atmak."Ben de bu evin insanym, beni kap dar edemezsiniz!"

Kap kap dolamak: 1. Ev ev gezmek, her eve uramak. 2. Hemen her devlet dairesine bavurmak."Kap kap dolat, ne var ki bir i bulamad."

Kap komu: Bitiikte oturan komu, evleri yan yana olan ailelerden her biri."Kap komum yle iyi bir insan ki.."

Kapsnda bymek: Birinin evinde eitim grp yetimek."Onun kapsnda bymt, ona bu ktl nasl yapmt akl almyordu."

Kapsn andrmak: stediini elde edinceye kadar birinin yanna ok sk gidip gelmek.

Kap yolda: Herhangi bir yerde ayn hizmette bulananlardan her biri.

Kapy amak: 1. Balama. 2. Bir ite birilerine rnek olmak."Ak artrmada kap bir milyon liradan ald."

Karaborsa: Piyasada olmayan maln gizlice, el altndan yksek fiyatla alnp satlmas."Karaborsaclar toplumun kann emiyorlar."

Kara cahil: Hibir ey bilmeyen, ok bilgisiz."Onun kara cahil birisi olduunu ilk konumamzda fark etmitim."

Kara al: ki kii, iki dost arasna girerek aray bozan kimse.

Kara almak: Birine iftira etmek, leke srmek, haksz yere sulamak."Kadncaza yok yere kara aldlar."

Kara gn: Skntl, zntl, byk bir yasa dlen gn."Allah kimseye kara gn gstermesin."

Kara gn dostu: Yalnz iyi gnlerde deil skntl, zc, dknlk gnlerinde de insann yardmna koan, dostunu yalnz brakmayan kimse.

Kara haber: lm veya felket haberi, ok zc haber."Fatma kadna bu kara haberi vermeye kimse yanamad."

Karalar balamak (giymek): Bir felket dolaysyla yas tutmak, siyah elbise giymek ya da siyah rt balamak.

Kara liste: Zararl grlp cezalandrlmalar, ldrlmeleri dnlen kimseler hakknda tutulan liste."Ky muhtarn da kara listeye almlar."

Karaman`n koyunu sonra kar oyunu: "D grne aldanmamal, bir kii ya da i olaan grnebilir, ancak altndan neler kabilecei hi belli olmaz, o sonra grnr." anlamnda kullanlr.

Karar klmak: Dnp dolap o eyin stnde durmak, onu tercih etmek, birok eyi deneyip onu semek."Ben bu elbisede karar kldm."

Karda gezip izini belli etmemek: Kimsenin sezemeyecei biimde gizli bir i evirmek, uygunsuz iler yapmak."Onun ne biim bir insan olduunu bana sorun; o, karda gezer izini belli etmez biridir."

Kargack burgack: Eri br, kt, okunmas g, arpk, dzensiz (yaz).

Karde pay yapmak: Eit oranlarda blmek, taksim etmek, paylatrmak."ok atlar, bulduklar ekmei orackta karde pay yaptlar."

Karga tulumba etmek: Birka kii, birini kollarndan bacaklarndan tutup havaya kaldrmak."Hep birlikte babalarn karga tulumba edip havuzun bana getirdiler."

Karnca duas gibi: ok kk, sk ve okunaksz, birbirine girmi (yaz).

Karnca yuvas gibi kaynamak: ok kalabalk ve hareketli olmak (bir yer)."Pasajn girii deta karnca yuvas gibi kaynyordu."

Karnca kararnca: Az, nemsiz ve kk de olsa, gc yettii kadar, elinden geldiince."Caminin yapmna karnca kararnca o da katkda bulunmaya karar verdi."

Karman orman: Karmakark, ok kark, dzensiz, alt st olup birbirine girmi."Ortalk karman ormand, nereden ie balayacan bilemiyordu."

Karn geni: Hibir eyi tasa etmeyen, titizlenmeyen, gamsz, umarsz.

Karn karnna gemek: ok ackmak, ok zayflam olmak."Gnlerdir azna bir lokma koymamt, karn karnna gemi ve bitap dmt."

Karnm tok: "O szlerine kanmyorum, nem vermiyorum" anlamnda kullanlr."Ge babam, ge bu szleri, karnmz tok bu szlere, paradan sz et sen, verecek misin, vermeyecek misin?"

Karn tok srt pek: Geimi iyi, hli vakti yerinde, para sknts olmayan, birinin yardmna ihtiya duymayan (kimse)."Herkesin karn tok srt pek olacaktr, bize gvenin!"

Karn zil almak: ok ackm olmak."Bugn hibir ey yiyemedim, karnm zil alyor!"

Kar kmak: 1. Gelenleri karlamak zere yola ya da kap nne kmak. 2. leri srlen fikrin, tutulan yolun yanl olduunu sylemek."Her fikrime kar kmak zorunda msn?"

Kar durmak: Bir gce boyun ememek, direnmek."Dmana kar durmak boynumuzun borcudur."

Kar koymak: Engel olmaya almak, direnmek, g kullanarak dayanmak, boyun ememek."Hrszlar polise silhla kar koymaya altlar."

Kasp kavurmak: 1. Bir afet ok zarar vermek, mahvetmek. 2. Bask yaparak, kyc davranlarda bulunarak bir topluluu ezmek; zulmetmek, ortal korku ve dehet iinde brakmak."Ekyalar ortal kasp kavurmaya baladlar!"

Ka gz etmek: Ka ve gz hareketleriyle bir iaret vermeye, istediini bu yolla anlatmaya almak."Kalabalkta ka gz ederek Hasan` armay dnd."

Kakla yedirip, sapyla gz karmak: Bir iyilik yaptktan sonra, bu iyilii hie indirecek bir ktlk yapmak.

Kala gz arasnda: ok abuk, kimsenin sezmesine frsat vermeyecek kadar az bir zaman iinde."Kala gz arasnda kapverdi mendili."

Kalarn atmak: Kzgn, fkeli ve sinirli olduunu kalarn birbirine yaklatrarak gstermeye almak."Bana yle kalarn atp durma!"

Ka yapaym derken gz karmak: i dzelteyim, bir iyilik yapaym derken bsbtn bozmak ve byk bir zarar vermek.

Kat yrekli: Acmasz, merhametsiz, ac veren eylere aldrmayan."Onun gibi kat yrekli bir insan daha grmedim desem yeridir."

Kaytsz kalmak: Umursamamak, nem vermemek, ilgi gstermemek."Onun bu ktlklerine kaytsz kalmak mmkn m?"

Kazan kaldrmak: Ynetime kar topluca kar gelmek, ba kaldrmak."Maden iileri kazan kaldrm diyorlar."

Kazk yutmu gibi: Dimdik (duran, oturan, yryen).

Kazn aya yle deil: "Durum, mesele senin sandn gibi deil" anlamnda kullanlr.



Keileri karmak: Dnme yeteneini kaybetmek, akln oynatmak, delirmek, bunalm iinde olmak,"Doktor, keileri karm diyorlar!"

Kedi ciere bakar gibi (bakmak): mrenerek, itahla, ele geirme istei ile bakmak.

Kedi gibi drt ayak stne dmek: En zor, en tehlikeli durumdan zarar grmeden kurtulmak.

Kedi olal bir fare tuttu: lk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir i yapabildi."Temsilcimiz, nihayet kedi olal bir fare tuttu, ykl bir i yakalad."

Kefeni yrtmak: Ar bir hasta lm tehlikesini atlamak."zlmeyin, kefeni yrtt byk anneniz."

Kel baa imir tarak: Pek ok ihtiya giderilmeyi beklerken gereksiz zenti ve gsterii belirtmek iin kullanlr.

Keli grnmek: Bir kabahati, kusuru ortaya kmak."Kelinin grnmeyeceini sanyordu apal!"

Kel khya: Bilgisi olsun olmasn her ie karan, burnunu sokan.

Kelle gtrr gibi: Gerekli olmayan bir acelecilikle, bir ey ulatracakm gibi ok hzl koarak.

Kelleyi koltuuna almak: lm gze alarak bir ie kalkmak."Kelleyi koltuuna alp dman karsna kmak her babayiidin harc deil."

Kemerleri skmak: Tutumlu davranmak, ala ve susuzlua katlanmak."Kemerleri sktra sktra millette hl brakmadlar."

Kem km etmek: Anlatmak istediini ak seik ifade edememek, bir soru karsnda bocalayp cevap bulamayarak anlamsz szler sylemek."Kem km etme de ne syleyeceksen syle abuk!"

Kendi hlinde: Sessiz, hibir eye karmayan, karmak istemeyen, sakin (kimse)."Yazk olmu, kendi hlinde biriydi, kimsenin etlisine stlsne karmazd."

Kendi gbeini kendi kesmek: stedii yardm gelmeyince kendi iini kendi yapmak durumunda kalmak."O her zaman kendi gbeini kendisi kesmi, kimseden yardm beklememitir."

Kendi kendine gelin gvey olmak: Bakalarnn ne diyeceini hesaba katmadan, bir ii sadece kendi bana tasarlayp olmu sayarak sevinmek."Kendi kendine gelin gvey olmay brak, bakalm kz ne diyecek bu ie."

Kendi kendini yemek: stedii i olmad diye gizli gizli zlmek, kayg duymak."Kendi kendimi yedim bitirdim bu i yznden."

Kendinden gemek: 1. Kendini kaybetmek, baylmak, bilinci ilemez olmak. 2. Sevindirici bir olay karsnda cokuya kaplmak, duygulanmak."Dn gece bizim adam yine kendinden geti, hastaneye zor yetitirdik."

Kendinden pay (paha) bimek: Bir durumu kendi durumu ile ltrmek.

Kendine gelmek: 1. Sarholuktan, bayldktan sonra aylmak. 2. Akl bana gelmek. 3. Bozuk olan durumu dzelmek."Oh, nihayet kendine geldi bizim adam!"

Kendine yedirememek: Yaplan bir ii onur krc grp, kiiliine dokunmu sayarak tepki gstermek; kendisinin bakasna yapmas sz konusu olan ii, kiilii iin uygun grmeyip yapmamak.

Kendine yontmak: Ortaya kan frsattan yararlanp bakalarn dnmeyerek hep kendi karn salayacak ynde hareket etmek."Hep kendine yontma, biraz da bizi dn, biz de insanz!"

Kendini ar satmak: Kendisinden yaplmas istenen ii, birok ricadan, birok srardan sonra yapmay kabul etmek."Kendini ar satmakla adam olduunu mu kantlayacak?"

Kendini alamamak: stemeyerek bir ii yapmak durumunda kalmak, yapmamay edememek, kendini tutamayp yapmak."Ona bir tokat atmaktan kendimi alamadm ite!"

Kendini atee atmak: Bilerek zor ve tehlikeli bir ie girimek."Kendisini atee atmasna izin mi vereceksiniz?"

Kendini bulmak: 1. yi bir duruma kavumak. 2. Kiilik kazanp olgunlua erimek. 3. Farknda olmadan bir yere ulam olmak."Nihayet kendimi buldum, bundan byle ekonomik sknt ekmeyeceim."

Kendini dev aynasnda grmek: Kendisini olduundan byk bir adam sanmak; stn, yetenekli, gl grmek."Kendini dev aynasnda grmekten ne zaman vaz geeceksin ha!.."

Kendini dinlemek: 1. nemsiz, kk rahatszlklar bytmek; hastalk kuruntusu iinde bulunmak. 2. Yalnz, sakin kalmak."Uzun bir sre kendimi dinledim, olup biteni tekrar tekrar gzden geirdim."

Kendini gstermek: 1. Ortaya kmak, belirmek. 2. Beenilecek, takdir edilecek niteliklerini ortaya koymak; gcn gstermek."Uzun bir aradan sonra sergi amaya, kendini gstermeye karar verdi."

Kendini kaptrmak: Bir eyin etkisinden kendini kurtaramamak."Bu yatan sonra kendimi sigaraya kaptracam hi aklma gelmezdi dorusu."

Kendini kaybetmek: 1. Dp baylmak. 2. Kzgnlk, fke yznden ne yaptn bilmeyecek hle gelmek."Bir iki sz syledikten sonra kendini kaybetti, oraya ylverdi."

Kendini toplamak: 1. Kt, bozuk olan durumunu dzeltmek. 2. Bir konu zerinde dikkatini younlatrmak. 3. imanlamak."Bizim olan kendini iyice toparlad, imdi ev almay dnyor."

Kendini tutamamak: Bir durum karsnda sessiz ve heyecana kaplmadan durmay baaramamak, kendine hkim olamamak."Kendimi tutamadm, ben de alamaya baladm."

Kendini vermek: Bir eye btn varlyla balanmak, baka eylerle ilgisini kesip yalnzca onunla ilgilenmek, bir eyi tm gcyle yapmaya almak."e henz kendini vermi saylmaz."

Kendi payma: "Bana gelince, bana kalrsa, fikrime gre, bana sorarsanz" anlamlarnda kullanlr.

Kendi yayla kavrulmak: Elindekiyle yetinmeye, kimseye muhta olmadan yaamaya almak; ihtiyalarn kendi karlayarak kimseden yardm istememek."Nasl olalm, kendi yamzla kavrulup gidiyoruz ite..."

Kene gibi yapmak: Yakasn bir trl brakmamak; istenmedii hlde, kar salad iin birinin peini brakmamak."Kene gibi yapmt adamn yakasna, peini bir trl brakmyordu."

Kesenin azn amak: Bol para harcamaya balamak."Babam kesenin azn at nihayet."

Keyfinin khyas (olmamak): Birisine karmaya hakk olmamak, istedii gibi yaamasna engel olmamak."O benim keyfimin khyas olamaz, ben dilediim gibi yaarm, karamaz bana!"
Bilgicik.Com, Trke, Edebiyat, Roman zetleri, Duvar Yazlar, Ataszleri, Hzl Okuma, zl Szler, Trk
Keyif atmak: Neeli olmak, ho ve elenceli zaman geirmek."i nihayet bitirmitik, sra imdi keyif atmaya gelmiti."

Keyif ehli: Rahatna dkn kimse, zevkinden bol bol yararlanan."Olduka rahat, keyif ehli bir insand."

Kl krk yarmak: Titizlenmek, ok dikkat ederek en ince ayrntlarna kadar incelemek, nemle stnde durmak."Bir mal almadan nce kl krk yararcasna evirir evirir ve yle alrd."

Klna dokunmamak: Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davrantan bile kanmak."nan anne, klna bile dokunmadm kardeimin!"

Kln bile kprdatmamak (veya oynatmamak): Bir durum karsnda en kk bir tepki bile gstermemek, ilgisiz kalmak, harekete gememek."Onca insan stme yrd ama o kln bile kprdatmad."

Kl pay (kalmak): ok az, az bir fark (kalmak)."Araba o hzla viraj alamad, uuruma yuvarlanmasna kl pay kalmt."

Kran girmek: 1. Daha nce bulunan ey bulunmaz olmak. 2. Hayvanlar ya da insanlar arasnda ldrc bir hastalk yaylmak."Kran girdi, btn koyunlar telef oldu."

Krk dkk: 1. Eski rk, salam olmayan, deersiz (ey). 2. Dzgn olmayan, para para, dank (sz)."u krk dkk eyalar ortadan kaldrn hemen!"

Krp geirmek: 1. Yakp ykarak, bask yaparak, ldrerek byk zarar vermek. 2. ok sert davranarak darltmak. 3. Garip olan sz ve davranlaryla herkesi gldrmekten katltmak.

Krk dereden su getirmek: Birini kandrmak iin ok dolambal gerekeler ileri srmek, ikna edebilmek iin ok uramak."Ne inat adamm, bir evet demek iin krk dereden su getirtti bana."

Krklara krmak: Bir kimse artk ortalkta grnmez olmak.

Krk tarakta bezi bulunmak: Birbirinden farkl birok ile uramak, birok ilikisi bulunmak, gizli ilikileri olmak."Ne i yapt belli deil, krk tarakta bezi var adamn."

Ksmeti almak: 1. Kazanc artp bollua erimek. 2. Bir kz isteyenlerin oalmas."Bu miras kzn ksmetini de at hani!"

Ksmetini (nimetini) ayayla tepmek: Kavuaca iyi bir durumu, kymetini bilmeyerek reddetmek; istememek, deerlendirememek.

Kssadan hisse almak: Bir olaydan, anlatlan bir hikyeden ders almak.

Kt kanaat (geinmek): Yoksulluk iinde, zar zor ve glkle (geinmek)."Bir zamanlar biz de kt kanaat geiniyorduk."

Kvamna gelmek (bulmak): En uygun zamannda olmak, gerekli ve istenilen artlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.

Kyamet kopmak: 1. Kyamet gn gelmek. 2. Bir yerde ok grlt ve patrt kavga, tel olmak."Kyamet gn gelecek ve insanlar sonunda hesaba ekilecekler."

Kzarp bozarmak: Utanarak renkten renge girmek, kimi duygularn etkisiyle yznn rengi deimek."Pot krdn anlaynca ne yapacan ard, kzarp bozaran yzn kapatmaya alt."

Kzl (kzlca) kyamet kopmak: Bir meselede byk, ar, grltl bir kavgaya yol amak; yksek sesli tartma balatmak."Sizin bostanlara su vermeyeceim deyince kzlca kyamet koptu."

Kilit noktas: Btn ilerin zmlenmesi ona bal olan nemli unsur, zerinde durulmas gereken en nemli nokta, makam veya yer.

Kimseye eyvallah etmemek: Kimseden yardm ve iyilik beklememek, kimsenin minneti altna girmemek."Bu yaa kadar kimseye eyvallah etmedim, bundan sonra da edecek deilim."

Kim vurduya gitmek: Bir kargaa annda ve kalabalk arasnda kimin tarafndan vurulduu veya dvld belli olmamak.

Kirii krmak: Kap gitmek, bulunduu yerden gizlice ve abucak ayrlmak."Kavga balaynca kirii krarm diye dnd."

Kirli amarlarn ortaya dkmek: Ayp, su ve kusurlarn, gizli kalm yolsuzluklarn aa karmak; aklamak, sylemek."Kirli amarlar ortaya dklnce ne yapacan ard."

Kitaba el basmak: Elini kutsal kitap olan Kur`n- Kerim zerine koyarak yemin etmek.

Kitabna uydurmak: Kanun olmayan bir ii kimi boluklardan yararlanarak kanun imi gibi gstermek."i kitabna uydurmular, ok zengin olmulard."

Kof kmak: e yaramad, sanld gibi olmad, bo ve deersiz bir kii olduu anlalmak.

Kokusu kmak: Gizli yaplm bir i, daha sonra herkes tarafndan bilinir olmaya balamak."Bu iin kokusu kar diye korkuyorum."

Kolaan etmek: evresini ya da kendisinden istenilen yeri dolap ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacyla dolamak."Bir kii etraf yle bir kolaan etsin de gelsin."

Kol kanat olmak: Yardm etmek, gzetmek, bir kimseyi koruyuculuu altna almak.

Koltuklar kabarmak: Kendisine ya da yaknlarna yaplan vgden tr kvan duyup byklenmek, bbrlenmek."Olun olduka becerikli dedikleri zaman koltuklarm kabard dorusu."

Kolu kanad krlmak: aresiz duruma dmek, bir ey yapamaz hle gelmek."Kolu kanad krlm bir vaziyette dolayordu."

Korktuu bana gelmek: Endie duyduu, kaygland, olmasn istemedii eyle kar karya gelmek."Korktuum bama geldi, ne yapacam imdi ben!"

Koyun kaval dinler gibi: Dnmeden, hibir eyi anlamadan, ne denildiini kavramadan dinlemek."Beni koyun dinler gibi dinleyip ekip gittiler."

Kozunu paylamak: Aradaki anlamazl zora bavurarak, stn olan gce dayandrarak zmlemek, sona erdirmek."Onunla kozunu paylamaya can atyordu."

Kk salmak: 1. Bir yere iyice, ayrlmamacasna yerlemek. 2. yice tutunmak, kklenmek, salamlamak, yaylmak."Onun sevgisi, iine iyice kk salmt."

Kk sktrmek: Uratrmak, glk karmak, engel olmak."O takma kk sktrmeye yemin ettik."

Kkne kibrit suyu dkmek: Bir daha belirmeyecek, ortaya kmayacak biimde yok etmek, ortadan kaldrmak.

Kprleri atmak: Giriilen, balanlan bir iten vazgemeye ya da geri dnmeye imkn kalmayacak ekilde kesin bir davran gstermek; ilikileri bir daha kurulamayacak biimde bozmak.

Kr deneini beller gibi: Bir deiiklik, yenilik dnmeden, hep ayn biimde davrananlarn durumunu anlatmak iin kullanlr.

Kr dv: Sonu alnamayacak ve birbirini engelleyecek biimde, bir birinden habersiz dzensiz ve uyumsuz abalama.

Kr kad: Szn esirgemeyen; doru bildiini hatr gnl dinlemeden her yerde, herkesin yzne kar syleyen.

Kstek olmak: Engel olmak."Sen kstek olma yeter."

Kr krne: Dnp tanmadan, nasl sonulanacan hesaplamadan, dikkat etmeden."Bu ie yle kr krne giremem, anladn m?"

Ke bucak: Gze arpmayan, nemsiz yer.

Ktye kullanmak: Suiistimal etmek, yetkisini yanl bir yolda kullanmak, istenilmeyen yolda yararlanmak."Benim yumuaklm ktye kulland."

Kraldan ok kralc olmak: Birinin davasn ondan daha ok savunur olmak.

Kucak amak: htiya sahibi birine snacak yer vermek, onu korumak."Muhtalara kucak amak insanlk grevidir."

Kumkumav gibi: Yapayalnz, tek bana.

Kula delik: Olup bitenleri abuk haber alan, hemen her eyden haberi olan."Hasan m, ne kula delik adamdr o, ne reneceksen ona sor."

Kula kirite (olmak): Sylenecek sz, gelecek haberi dikkatlice (beklemek)."Kulanz kirite olsun, ne duyarsanz iletin hemen."

Kulana alnmak: Bir sz, bir haber bakasna sylenirken kendisi de yle byle duymak. o"Senin ehre gidecein kulama alnd, ne diyorsun?"

Kulana kar suyu kamak: Rahatn bozan bir haber iitmek, skk bir duruma dmek.

Kulana kpe olmak: Bana gelen bir iten, grd olaydan ders alp hi unutmamak."Umarm bu i senin kulana kpe olur da ayn hataya bir daha dmezsin."

Kulan amak: Btn dikkatini vererek dinlemek, sylenenlere dikkat etmek."Kulan a da beni iyi dinle!"

Kulan bkmek: Dikkatli olmas iin uyarda bulanmak.

Kulan ekmek: 1. Uyarmak iin hafif bir ceza vermek. 2. Ceza olarak kulan bkp ekmek."imdi bana kulanz ektireceksiniz!"

Kulak asmamak: Aldrp nemsememek, dinlememek."Kulak asma sen onun sylediklerine."

Kulak dolgunluu: Duya duya elde edinilen yar buuk bilgi.

Kulak kabartmak: aktrmadan, belli etmemeye alarak dinlemek."Dayanamayp yanndakilerin konumalarna kulak kabartt."

Kulak kesilmek: ok iyi, btn dikkatini vererek dinlemek; dikkatini toplayarak duymaya almak."Ne konutuklarn merak ediyordum, yanlarna yaklaarak kulak kesildim."

Kulaklarn nlatmak: Birini iyi duygularla anmak.

Kul hakk: slm dinine gre, insanlarn birbirleri zerindeki haklar."te dnyaya kul hakkyla gitmem inallah."

Kul kle (veya kurban) olmak: Tam bir doruluk iinde gnlden balanmak, balln gerektirdii fedakrl yapmaya hazr olmak.

Kulp takmak: Bir kusur, bir bahane bulmak.

Kumpas kurmak: Birini aldatmak iin tuzak kurmak, gizli bir i dzenlemek.

Kundak sokmak: 1. Yangn karmak iin bir yere tutumu yal bez paras koymak. 2. Ara bozacak bir sz ya da davranta bulunmak.

Kurban olaym: 1. Ar sevgi ve hayranlk anlatmak iin kullanlr. 2. Yalvarmak iin sylenir."Kurban olaym yavruma dokunmayn!"

Kuruna dizmek: lm cezasn asker bir birliin att kurunlarla yerine getirmek, sklan kurunlarla ldrmek."Btn ky halkn kuruna dizdiler!"

Kurtlarn dkmek: teden beri yapmak istedii eyi bol bol yapp hevesini almak."Bu akam biraz kurtlarmz dkelim, ne dersin?"

Kurt masal okumak: nandrc, gereksiz, aslsz szler (sylemek).

Kuru iftira: Hibir kant olmayan sulama."Allah kuru iftiradan korusun hepimizi!"

Kuru kalabalk: 1. Yararsz krk dkk eya. 2. Hibir ie yaramayan insan topluluu."Bu kuru kalabala gvenip de sakn yola kma."
Bilgicik.Com, Trke, Edebiyat, Roman zetleri, Duvar Yazlar, Ataszleri, Hzl Okuma, zl Szler, Trk
Kuru kuruya: Bouna, bo yere.

Kuru sk: 1. Korkutmak amacyla sylenen szler, blf. 2. Yalnz barutla sklanm tfek veya fiek dolgusu.

Ku beyinli: Aklsz, aptal, ahmak.

Ku kadar can olmak: Kk, clz, zayf, elimsiz bir vcuda sahip olmak.

Ku style beslemek: En pahal, deerli az bulunur besinlerle yiyip iirmek.

Ku umaz, kervan gemez: ok ssz, sapa, kr, insann uramad yer."Ban alp ku umaz kervan gemez bir diyara gitti."

Ku uurmamak: Hi kimsenin gemesine, kamasna izin vermemek; imkn tanmamak, bunun iin ok dikkatli davranmak."Sk gzclerdir, ku uurtmazlar, merak etme!"

Kuvvetten dmek (kesilmek): Gc iyice azalmak.

Kuyruuna basmak: Birini tahrik etmek, incitip saldrmasna yol amak.

Kuyruklu yalan: nsann kanmas iin sslenmi byk yalan."nanmayn ona, syledikleri kuyruklu yalandan baka bir ey deil!"

Kuyruk sallamak: Yaltaklanmak, birisine yaranmak iin yapmack davranlarda bulunup irin grnmeye almak."Btn gece boyunca irket mdrne kuyruk sallayp durdu."

Kuyusunu kazmak: Birinin kt duruma dmesi, felkete uramas, zarar grmesini salamak iin zemin hazrlamak, tuzak kurmak."Adamn kuyusunu kazp da elinize ne geecek."

Kk dilini yutmak: ok amak, hayrete dmek, donakalmak, hibir ey syleyemez hle gelmek."Ne o dostum, kk dilini mi yuttun?"

Kk drmek: Onurunu krmak, birilerinin yannda itibarn sarsmak ve deerini drmek."Dikkatli ol, bir pot krp da kendini kk drme sakn."

Kk grmek: nemsememek, deer vermemek."Hasmnz sakn kk grmeyin ocuklar!"

Klhma anlat: "Sylediklerin hi de inandrc deil, sana inanmyorum" anlamnda kullanlr.

Klhn ters giydirmek: ok kurnaz olmak; oyuna getirmek, kendisine iyi davranmayanlar bir hile ile yaptklarna piman etmek.

Klhlar deimek: "Aralar bozulmak, bozumak" anlamnda tehdit olarak kullanlr."Hareketlerini dzeltmezsen klhlar deiiriz, ona gre!"

Kl kedisi: 1. ok yen, atein yanndan ayrlmayan (kimse). 2. Uyuuk, miskin, rahatna dkn, tembel.

Kl kesilmek: Heyecan ve korkudan yznn rengi atmak, solmak."Katili karsnda grnce yz kl kesildi."

Kl olmak: 1. Bir ey btnyle yanmak. 2. Varn younu yitirmek, elinde bulunanlar yok olmak. 3. Byk bir felkete urayp ok zlmek.

Kln (ge) savurmak: Bir eyi tamamiyle bitirip yok etmek, harcayp tketmek, telef edip bir ey brakmamak.

Kl yutmamak: Oyuna gelmemek, tuzaa dmemek, kurnazca yaplan bir hileye aldanmamak."Bana kl yutturamazsnz diyemem ama yeterince dikkatli olduumu syleyebilirim."

Knyesi bozuk: Eskiden kt durumlar grlm olan, kt ilere girmi bulunan."Knyesi bozuk diye, bu adama hi kimse i vermeyecek mi?"

Kplere binmek: Haddinden fazla fkelenme, kzmak, saa sola ate samak."Yeni saatimi krdm renen annem kplere bindi."

Kpn doldurmak: Eline geen frsatlar deerlendirerek ok para biriktirmek."Kpn doldurmay becerebilenlerden olamadm hi."

Krek kadar (pabu kadar) dili olmak: Hemen her sze cevap yetitirmek, byklerine kar saygszca karlklar verir olmak.
31-08-2011 01:15
Bul Rep Ver Alnt
« nceki | Sonraki »


Bu Konudaki Mesajlar
"K" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar - Dilek iriki - 31-08-2011 01:15

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gsterim: Son Mesaj
  ATA Szleri Harf Harf Bir Sayfada... Deyimler de Var.. KaRNeC 0 2,105 02-04-2012 03:54
Son Mesaj: KaRNeC
  "B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,895 31-08-2011 01:28
Son Mesaj: Dilek iriki
  "Z" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,647 31-08-2011 01:26
Son Mesaj: Dilek iriki
  "Y" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,665 31-08-2011 01:25
Son Mesaj: Dilek iriki

Konuyu grntleyenler: 1 Misafir

Forum Atla:

kampanyalar | hamile kyafetleri | Replika saat | kurumsal SEO danman | seim anketleri 2018

retmen Sitesi

retmen Siteleri



retmen Sitesi | letiim | Yukarya dn | erie Dn | Mobile Version | RSS

Trke eviri: MyBBTrkiye
retici: MyBB, 2002-2018 MyBB Group.

MyBB & SEO nSiDe

retmenSitesi.nfo Google Gizlilik Politikasna riayet etmektedir