bursa escort-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-gaziantep escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bursa escort-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-bursa escort-bursa escort-istanbul escort-tuzla escort bayan "B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar retmen Sitesi



1845 defa grntlendi.

"B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar

Dilek iriki
Administrator
*******


Mesajlar: 3,270 Katlma Tarihi: 08-08-2011 Rep Puan: 21 Durum: evirimd

Mesaj: #1
"B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar
Baba adam: Ar bal, iyi yrekli, olgun, hogrl, yalca adam."Ne baba adamm meer, ailesinden deil, komularndan bile kimseyi ihmal etmedi."
"B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar


Babas tutmak (veya babalar stnde olmak): ok fazla fkelenmek, kzgnl her hliyle belli olmak." meselesini konuamadm, nk babalar stndeydi odasna girdiimde."

Babana rahmet: "Yaptn i, sylediin sz ok yerinde; Allah senden raz olsun" anlamnda honutluk, memnunluk bildirmek iin kullanlr.

Baba oca (evi veya yurdu): Dededen, babadan kalma ev; toprak, yurt."Borlar yznden baba evini satmak zorunda kald."

Babasnn hayrna (m?): Hibir kar gzetmeksizin."Babasnn hayrna m yapt sanyorsun senin iini?"

Ba bozmak (babozumu): 1. Bada son kalan rnn toplanmas. 2. Bu ilerin yapld mevsim (gz), gn."Babozumu besmele ile balarsa bereketli olur."

Barna basmak: 1. Kucaklamak, kollar ile sararak gsne yaslamak. 2. Birini gzetip kayrmak, koruyup yetitirmek."Amcas, yeenini barna basmakta geikmedi."

Barna ta basmak: Urad zarara, felakate sesini karmadan katlanmak."Evi yklan Hasan barna ta basmaktan baka bir yol bulamad."

Barn delmek: ine ilemek, pek dokunmak, dertli olmasna yol amak."Yurdundan kovulmas, airin barn deldi."

Bar yank: ok ac ekmi; dert, sknt, darlk, kahr grm; yasl."Nice bar yank insanlar yaam bu topraklarda."

Bahse girmek: Grnde veya iddiasnda hakl kacak tarafa bir ey verilmesini kabul eden szl anlama yapmak."Erken kalkmak konusunda onunla bahse girdik."

Baht kara: Mutsuz, dertten kurtulamayan, ileri hep ters giden."Allahm, u baht kara kuluna yardm et de dzle ksn!"

Baklay azndan karmak: Sabr tkenip o zamana kadar saklad eyleri sylemek."Yeter artk, kar azndan u baklay!"

Bal alacak iei bilmek: kar salanacak yeri veya eyi bulmak, bu konuda nasl hareket edileceini bilmek."Onun bal alacak iei bilmede stne yoktur."

Baldr plak: siz gsz, serseri, ba bo, ayak takmndan."Sokaklar baldr plaklardan geilmiyor."

Bal dk (de) yala: Bir yerin ok temiz, prl prl olduunu anlatmak iin kullanlr."Oday yle elden geirmi ki bal dk de yala!"

Balgam atmak: Bir i ya da konu zerinde kuku uyandracak sz sylemek."Ltfen sus, ortaya bir balgam atp da insan huzursuz etme."

Bal gibi: 1. ok tatl. 2. ok iyi, adamakll, pekl."Bal gibi i, daha ne duruyorsun?"

Balk etinde: Ne iman, ne zayf; biimli, kilosu yerinde olan.

Balk istifi: ok skk bir durumda."Otobs, balk istifi gibi yerlemi insanlar zor tayordu."

Balk kavaa knca: Gereklemesi mmkn olmayacak ileri anlatmak iin kullanlr."O kz, o ocukla ancak balk kavaa knca evlenir."

Balon uurmak: lgililerin ne diyeceklerini anlamak veya insanlarn tellanmalarn salamak amacyla asl olmayan bir haber yaymak."Askerliin ksalmasyla ilgili bir balon uurdu, buna sonra kendisi de inanmaya balad."

Balta olmak: Musallat olmak, aslmak, direnerek bir ey istemek, istediini yaptrmak iin srekli srar etmek."nsann bana balta olan kiileri sevmek mmkn deil."

Baltay taa vurmak: Bilmeyerek karsndakini kracak sz sylemek, pot krmak."Baltay taa vurunca yle utand ki sormayn gitsin."

Bam teline basmak: Bir kimseyi, duyarllk gsterdii konuda kzdracak sz sylemek, fkelendirecek bir ey yapmak."Bir insan delirtmek mi istiyorsun? Onun bam teline basacaksn."

Bana msn dememek: Aldr etmemek, ona hibir ey etkili olmamak."Srtna o kadar yk vurdular, adam yine de bana msn demedi."

Barut fs: Her an karklk, kavga ve savan kaca yer."Nereden kt belli olmayan bir ses, meydan bir anda barut fsna dndrd."

Barut kesilmek: ok fkelenmek, kzmak, sinirlenmek."Elektrii balanmayan adam barut kesilmi, etrafa barp duruyordu."

Basp gitmek: Aklna koyduu eyi yapmak amacyla, o an bulunduu yerden kimseye danmadan ayrlmak."yle her aklna estiinde basp gidemezsin buradan."

Basireti balanmak: Gerei gremez, iyi dnp kavrayamaz bir duruma dmek."ylece kalakaldm, ne yapacam bilemiyorum, basiretim baland deta."

Baskn kmak: stnln gstermek, karsndakini gemek."Kouda deil, ancak grete baskn karm ona."

Bast yeri bilmemek: 1. ok fazla sevinmek. 2. Dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, aknlktan nerede olduunu bilememek."Einin lmnden sonra bast yeri bilmez bir adam oldu."

Baston (kazk) yutmu gibi: Dimdik duran, yryen kimsenin durumu."Baston yutmu gibi ortalkta dolap da asabm bozma!"

Baa ba (gelmek): Birbirine denk, eit olmak; birlikte olmak."Takmlar baa ba bir mcadele verdiler."

Baa karmak: 1. Bir ii bitirmek, sona erdirmek, baarmak. 2. Bir kiiye ar lde ilgi gsterip ok martmak."Ona biraz daha yz verirsen bana kacak, sylediini yapmayacak."

Baa kmak: Gcnn stnln kantlamak, bir eye gc yetmek."Onunla baa kabilirim, merak etme sen."

Baa gemek: 1. En stn yeri almak. 2. Herhangi bir konu nemce ilk sray almak."lkede ekonomik yolsuzluklar baa geti."

Baa gelmek: Kt bir duruma uramak."Kim demi baa gelen ekilir diye?"

Baa gremek: 1. Yal grete bapehlivanlk iin gremek. 2. En stn sonucu almak iin mcadele etmek, yarmada birincilii almak iin uramak."Takmmz teden beri baa greir."

Ba ars: Varl tedirginlik verici ey, rahatsz edici kimse."Sen ne ba ars bir adammsn meer!"

Ba artmak: Yerli yersiz konuarak, gereksiz szler syleyerek, ok konuarak birisini rahatsz etmek."Ba artmakta stne yoktur senin."

Baa (bana) kakmak: Yaplan iyilii yzne vurarak birisini zmek, incitmek." kuru verdi, gn gemeden bana kakt."

Ba alamamak: ok uratran bir konudan kurtulup da vakit ve frsat bulamamak."u ocuklarla uramaktan ba alamyorum ki sana geleyim."

Ba aa gitmek: Srekli ktlemek, zarar grmek."Ba aa giden ilerinin nn alamad bir trl."

Ba baa kalmak: Biriyle yalnz kalmak, iki kii bir arada yalnz kalmak."Misafirler gittikten sonra ba baa kaldlar."

Ba baa (kafa kafaya) vermek: Birbirinin dncesinden yararlanmak zere birka kii toplanp bir konuyu grmek, bir konuda dertlemek."Bu sorunu ancak ba baa vermekle zebiliriz."

Ba bels: Srekli rahatsz eden, yk olan, bir kimseye musallat olup sknt veren ve uzaklatrlamayan kii ya da ey."u ba bels adam uzaklatrrsanz sevindirirsiniz beni."

Ba ekmek: n ayak olmak, nclk etmek."Hayat boyunca ba eken bir adam olarak yaad."

Ba edememek: Gc yetmemek, baar kazanamamak, bir ii baarmakta zorluk ekmek."u uysal insanlarla ba edemezsen kiminle edeceksin!"

Ba emek: Direnmekte vazgeip glnn buyruuna girmek, teslim olmak."Trk milletine ba ediremezsin."

Ba gstermek: Ortaya kmak, belirmek, vuku bulmak."Milletimiz ba gsteren bu yeni fikri ksa zamanda benimseyecektir."

Ba gz etmek: Evlendirmek."u kz da bir ba gz edersem gzm arkada kalmayacak."

Ba armak: Bir iten dolay sorumlu duruma dmek, kaygu ekmek."Sana gveniyorum, bam artmayacana eminim, haydi gle gle git."

Ba altndan kmak: Kt bir ey, kt bir durum, birinin gizli dzeni ve tertibiyle meydana gelmek."Byle eyler bilirim ki senin bann altndan kar, imdi bana doruyu syle, kim krd vazoyu."

Ba bal olmak: 1. Evli ya da nianl olmak. 2. Serbest, zgr olmayan, bir yere baml olan."Nihayet olann da ban baladk."

Ba bo brakmak: Bir kimsenin zerindeki denetimi ve gzetimi kaldrmak, kendi bildiine brakmak."ocuk dediin ba bo braklmaya gelmez."

Ba darda kalmak (ba dara dmek): ok skntl, aresiz bir durumda olmak; paraszlktan dolay g bir durumda kalmak."Ba darda kalan insanlara yardm etmek insanlk borcudur."

Ba derde girmek: Can skc, zc, istemedii bir duruma dmek."u kendini bilmez adamla bam derde girsin istemiyorum."

Ba dik gezmek: Utanlacak bir durumu olmadan, onurlu ekilde toplumda yer almak."Ba dik gezen insanlar sevmemek elde deil."

Ba dnmek: 1. Bir ey karsnda armak. 2. Sknt meydana getiren bir durum karsnda bunalmak. 3. Dengesini yitirmek, gzleri kararmak; evresi kararyor, dnyor, kayyor duygusu iinde sarslmak."abuk durdur arabay, bam dnmeye balad."

Ba ge ermek: Beklenmeyen, umulmayan bir mutlulua, sevince ulamak." kuru zam yapld diye maana, ba ge erdi sanyor; bilmiyor ki enflasyon bir ay sonra alacak o zamm elinden."

Ba kalabalk (olmak): Bir i dolaysyla yannda ok fazla kii olmak."Kusura bakma, bam kalabalkt bugn, seni arayamadm."

Bana bely satn almak: Sknt, znt ve tedirginlik verici olduunu sonradan anlad bir ie kendi istei ile girmi bulunmak."Nereden girdim bu inaat iine, durup dururken bama bely satn aldm."

Bana bir hl gelmek: Byk, iinden klmas zor glklerle karlamak; kt duruma dmek."Gece gitme, bana bir hl gelir diye korkuyorum."

Bana buyruk: Dilediini izin almakszn yapan, istedii gibi davranan."Sizin ocuk da amma bana buyruk bir ocuk olmu."

Bana almak: Bir eyi sert, fkeli ve kzgn bir davran iinde vermek."Al da bana al bu sap krk krei."

Bana orap rmek: Bir kimseye, haberi olmadan, kt duruma sokucu davranta bulunmak, alt etmek iin gizlice pln kurmak."Onun bana bir orap recekler diye korkuyorum."

Bana kmek: 1. tahla sofraya oturmak. 2. Bir ii abuk bitirmek zere oturup ele almak. 3. Birini altna alp dvmek."Birka kii utanmadan zavall adamn bana ktler."

Bana devlet kuu konmak: Ummad, beklemedii bir nimete ya da varla kavumak."Nasl ald bu kk? Bana devlet kuu mu kondu dersin?"

Bana dolamak: inden klmas zor bir ii birine musallat etmek."Bu ii benim bama dolayanlar, dilerim hibir zaman onmazlar!"

Bana i amak: Uratrc ve zc bir iin kmasna yol amak."Brak o ba elinden, hi yoktan bana i aacaksn."

Banda kavak yeli esmek: 1. Sorumluluk duygusundan uzak, zevk ve elence peinde komak (gen iin). 2. Gereklemeyecek eyler dnerek vakit geirmek."Bu ocuk da bymedi bir trl, hl banda kavak yelleri esiyor."

Bandan atmak: 1. Gereksiz grlen bir balla, bir ilikiye son vermemek; bir istekte bulunan kiiyi yanndan uzaklatrmak. 2. Yaplmas zor bir ii yapmaktan kendini kurtarmak ya da o ii bir bakasna yklemek."Ksa zamanda o ii bandan atmasn becerdi."

Bandan aa kaynar sular dklmek: ok kt, zc, sknt verici ya da utandrc bir olay karsnda vcudunu ter basmak, rpermek."Babasn karsnda grnce bandan aa kaynar sular dkld."

Bandan byk ilere girimek (veya kalkmak): Gcnn stnde olan ileri yapmaya kalkmak."ekil ltfen, bandan byk ilere kalkp da kendini rezil etme bari."

Bandan korkmak: Hayatndan kayg duymak, cezalandrlmaktan korkmak."Dman topraklarna girince bandan korkmaya balad."

Ban artmak: 1. Gereksiz szlerle birini bunaltmak. 2. Bir i iin birini uratrmak, skmak."Yeter artk, bu i iin bam artp durma."

Ban alp gitmek: Nereye gideceini bildirmeden, izin almadan gitmek."ine dt skntdan kurtulamayan adam ban alp gitti."

Ban balamak: Evlendirmek."Askerlii biten Ali`nin ban balamay dnen annesi kollar hemen svad."

Ban belya sokmak: Bir kimseyi, zarar grecei, kt sonularla karlaaca bir ie sokmak."Olann da ban belya sokacaklar diye dm kopuyor."

Ban bir yere balamak: Bir ie yerletirmek, isizlikten kurtarmak."ok gemeden olunun da ban bir yere balamay becerdi."

Ban bo brakmak: Denetimsiz, yalnz ve serbest brakmak."Bu ocuun ban bo brakma, yoksa ba belya girecek."

Ban derde sokmak: Skc, yorucu, zc bir ie girmek veya getirilmek."Tanmad adamlarla ie giriince ban derde soktu."

Ban dinlemek: Sessiz, sakin bir ortama ekilmek; kalabalktan ve grltden uzaklamak."Emekli olur olmaz bam dinleyecek bir ke arayacam"

Ban ezmek: Birini hareket edemez, ktlk yapamaz ya da ban kaldrp bir ii gremez duruma getirmek."Zalimlerin ban ezecek adamlara bugn ne kadar ihtiya var!"

Ban kamaya (kayacak) vakti olmamak: ok megul olmak, baka bir ii yapmaya hi vakti olmamak."Bana ykleme o ii, nk bam kayacak vaktim yok."

Bann aresine bakmak: Kimsenin yardm olmadan kendi iini kendi yapmak, kendini zor durumdan kurtarmak."Benden sana fayda yok, bann aresine baksan iyi olacak."

Bann derdine dmek: Baka bir eyle ilgilenemeyecek kadar skntl, zc ve tehlikeli bir duruma are bulmaya almak."Adamn bize aldraca yok, baksana bann derdine dm."

Bann etini yemek: Srekli olarak, bktrncaya kadar, srarla birinden bir ey istemek; bu sebeple onu rahatsz edip zmek."Tamam kzm, alacaz o oyunca, yeter bamn etini yediin!"

Ban tatan taa vurmak: Frsat kard iin ok piman olmak, aresiz kalarak kahrlanmak."Zamannda eve gidip hasta ocuu doktora gtrmedii iin ban tatan taa vuruyordu."

Ban vermek: Bir ideal urunda kendini feda etmek, cann vermek."Yiitler ban vermesiydi bu lke dmanlardan kurtulur muydu?"

Ban yemek: Bir kimsenin byk zarar grmesine ya da lmesine yol amak."Ruhsuz herifler adamn ban yemek iin yara giritiler."

Ba skmak (sklmak): Herhangi bir glk karsnda kalmak, bunalmak."Onun grevi, ba skan insanlara yardm etmektir."

Ba tutmak: 1. nde olmak. 2. Grltden, zntden ve ok konumadan ba armak."Kesin artk u dedikoduyu, yoksa bam tutacak!"

Ba koymak: Bir ey uruna lm gze almak."ekil nmden ben bu yola ba koydum."

Ba ke: Sayg duyulan, nder saylan byklerin oturmas iin ayrlan yer."Ba keye oturmak onun her zaman hakkdr."

Ba sallamak: 1. Anlasa da anlamasa da karsndakinin her szn uygun bulur grnmek."Her eye ba sallayan insanlardan hi holanmam."

Ba tac etmek: Deer vermek, ok stn tutmak, ok sevmek."Babalarn ba tac ettiler, toz kondurmuyorlar adama."

Batan aa: Tamamiyle, hepsi, btnyle."Evi batan aa boyadlar."

Batan kara gitmek: Sonunu dnmeyerek, hatta sonucun kt olduunu bildii hlde hesapsz, batarcasna bir yol tutmak; felkete doru gitmek."Bu batan kara gittiin hayata artk bir son vermelisin."

Batan savma: stn kr, zen gsterilmeden, gelii gzel."Yaptn iin tamamen batan savma olduu ne kadar ak."

Ba stnde yeri var: "Sevgi, ilgi ve sayg ile karlanp arlanr." anlamnda kullanlr."Durmasn gelsin, ba stnde yeri var."

Ba vermek: 1. nand bir ey urunda lmek, cann vermek. 2. Belirmek, kimi bitkilerin baak tutmaya balamas."Ektiimiz budaylar ba vermeye balad."

Ba vurmak: 1. Mracaat etmek, bir iin yaplmasn bir kimse veya kurulutan istemek. 2. Bilgi edinmek zere bir kaynaa bakmak, bir kimseye danmak."Vakit geirmeden ansiklopediye bakalm da renelim."

Ba yemek: 1. Sofrada en nemli yemek. 2. Birinin lmne sebep olmak. 3. Birinin herhangi bir ite g durumda kalmasna yol amak."Adamn ban sebepsiz yere yediler, imdi oluk ocuk a kalacak."

Batt balk yan gider: "lerin kt gittiine, dzelmeyeceine, bu konuda da umut kalmadna gre artk istenildii gibi davranlabilir, ne olursa olsun" anlamnda kullanlr."Aldrma, zlme artk, batt balk yan gider."

Bayrak amak: 1. Bir dava yolunda toplanmaya armak. 2. Gnll asker toplamaya girimek."Dmana kar yurdun drt bir yannda bayrak aan yurtseverler sonunda amalarna ulatlar."

Bayram etmek: ok sevinmek."Oyuncaklar grnce ocuklar bayram etti."

Bel aramak: Kavga kararak, nne gelene atarak ya da baka sebeplerle kendisi iin tehlikeli bir durum olumasna yol amak."Brak svmeyi, bel m aryorsun bana?"

Belsn bulmak: Kendi yol at tehlikeli bir durumun iine dmek, hak ettii cezay grmek."Adam nihayet belsn buldu."

Bely satn almak: Kendi davranlar yznden tehlikeyi stne ekmek."Kyllerle biraz daha urarsak bely satn alacaz, haydi gidelim buradan."

Bel balamak: Gvenmek, birisinin kendisine yardm edeceine inanmak, inanp arkasndan gitmek."nsanoluna bel balanlmaz."

Beli bklmek: 1. Yallk yznden gsz kalmak, bir i yapamaz duruma gelmek. 2. znt ve kederden ruhsal bir kntye dmek."flas eden u gen adamn bir ylda beli bkld."

Belini dorultmak: Ktye giden durumunu yeniden dzeltmek, glenmek, kaybettii itibarn ve ekonomik gcn yeniden kazanmak."Adam ksa zamanda belini dorulttu."

Belini krmak: 1. Birini bir ey yapamaz duruma getirmek. 2. Bir iin en g tarafn yapmak."Tarlann ortasndan u tmsei de kaldrdk m iin belini krm saylrz, artk gerisi kolay olacaktr."

Bel vermek: (Dik eylerin) darya doru, (yatay eylerin de) aaya doru kamburlamak."Yeni rdmz duvar bel verdi."

Ben hanc, sen yolcu (olduka): "zel ilikilerimiz srp gittike senin bana iin der" ya da "Nasl olsa yine karlaacaz" anlamnda kullanlr."Demek u kk paketi gtrmyorsun, yle olsun, ben hanc sen yolcu, bugnn yarn da vardr."

Benlik dvas: nde grnmek, her eyde sz sahibi olmak, her eyi kendi dncesine uydurmak, hep dediini yaptrmak abas ve tutkusu."Benlik dvas gden insanlar bir yere varamazlar."

Benzi atmak: Bir sebepten tr anszn yznn rengi sararmak, solmak."Askerleri karsnda grnce benzi att."

Bereket versin: 1. "Allah size bol kazan versin" anlamnda iyi dilek sz. 2. ok kr ki iyi ki (honutluk anlatr)."Bereket versin ki ona bir ey olmam."

Be aa be yukar: ok az fark olarak, kararlatrlmak istenen saydan, lden bir miktar az veya ok olarak."Be aa be yukar bir kg. eker bu tavuk."

Bet (i) bereket (i) kalmamak: Bolluun, verimliliin kalmamas, sona ermesi."Yanmza geldii gnden beri evin beti bereketi kalmad."

Betine gitmek: Ayp saymak, kt karlamak, kendisine yedirememek."Senin yaptn i adamn ok betine gitti."

Beyin ykamak: Bir insan, kendine zg dnce ve dnya grne yabanclatrmak, baka ynlerde dnr ve davranr duruma getirmek."Batllar lke insanmzn beynini ykamaya devam ediyorlar."

Beylik sz: Etkisi kalmam, herkesin kullanageldii sz."Brak artk u beylik szleri, kimseyi etkileyemiyorsun."

Beyni bulanmak: 1. Sersemlemek, salkl dnemez olmak. 2. Kt bir ey olacan sezinleyip huzuru kamak."Adamlarn suratlarn hi beenmedim, beynim buland, haydi gidelim buradan."

Beyninden vurulmua dnmek: Umulmadk, beklenmedik bir olay karsnda aknla dmek, dnce yeteneini yitirir gibi olmak."Adam karsnda grnce beyninden vurulmua dnd."

Beynine girmek: 1. Akla uygun gelmek. 2. Bir kimseyi trl yollara ba vurarak bir ey yapmaya inandrmak, kandrmak. 3. Ezberlemek, aklnda tutmak."Ne kadar okursam okuyaym beynime girmiyor."

Bak kemie dayanmak: ekilen sknt artk katlanamayacak bir hl almak."Bak kemie dayand, artk bu yerde duramam."

By terlemek: By yeni yeni kmaya balamak."By terlemi genlerin eline bakamam gayri."

Byk altndan glmek: Birinin iine dt duruma belli etmeden glmek, sevindiini belli etmeyerek onunla elenmek, iinden onunla alay etmek."Aye`nin krd pot karsnda byk altndan glmeye balad."

Bildiini okumak: Kim ne derse desin, istedii gibi davranmak."Bildiini okumaya devam edersen, sonunda zarar grmen muhakkak olacak."

Bile bile ldes: Bile bile aldnm grnme, yle gerektii iin kt bir durumu kabullenme."Aalar kesmesine bile bile ldes dedim."

Bin dereden su getirmek: Birini kandrmak iin dil dkmek, birok sebep ileri srmek, aldatc szler sarf etmek."O evi almamam iin bin dereden su getirdiler."

Bindii dal kesmek: Kendisi iin gerekli ve yararl olan eyi kendi eliyle yok etmek."Geimini saladn o tarlay sakn satma, yoksa bindiin dal kesmi olursun."

Bir atmlk barutu olmak (veya kalmak): 1. Bir konuda yapaca ok az eyi olmak. 2. Dayanacak pek az gc kalmak."Bir atmlk barutu kalm, hl ben yaparm o ii diyor."

Bir aya ukurda olmak: ok yalanm olmak, yaayacak ok az zaman kalm olmak."Dedemin bir aya ukurda, onu zmeyin artk."

Bir ayak nce (evvel): ok abuk, bir an nce, ivedi olarak."Bu i, bir ayak nce yaplacak bir itir."

Bir baltaya sap olmak: Belirli bir sanat ya da i sahibi olmak."u yaa geldin ama bir baltaya sap olamadn gitti."

Bir bardak suda frtna koparmak: ok basit, kk, nemsiz bir eyi bytp iinden zor klr bir olay hline getirmek."Bir bardak suda frtna koparmay brak artk, mendilini yaktysa evi de yakmad ya!"

Birbirine dmek: Aralarnda anlamazlk kp birbirlerine kt bakmaya balamak."ocuklarn kavgas yznden birbirlerine dtler."

Birbirine girmek: 1. Aralarnda kan anlamazlk kavgaya dnmek, arpmak, saldrmak. 2. Bir kaza sonucu aralarn birbirine arpmas."Su yznden sokak sakinleri birbirine girdi."

Bir uval inciri berbat etmek: yi olan, yolunda giden bir durumu yanl davranlarla bozmak, olumsuz bir gidie sokmak."Eline ekici alr almaz iviye vurdu, ivi tahtay yarp geti, bir uval inciri berbat ettiini o zaman anlad."

Bir dalda durmamak: Sk sk dnce, i ya da tutum deitirmek."Bir dalda dursayd bana bu i gelmeyecekti."

Bir damla: 1. ok az, pek az (sv eyler iin sylenir). 2. ok kk (ocuklar iin sylenir)."Bir damla su kald, ne yapacaz su gelmezse."

Bir dedii iki olmamak: Her istedii hemen yaplmak, yerine getirilmek."O, bir dedii iki olsun istemiyordu."

Bir deri bir kemik kalmak: ok zayflamak, kilo kaybna uramak."Zavall ocuk, bu illete yakalanal beri bir deri bir kemik kald."

Bir dikili aac olmamak: Mal, mlk veya evi olmamak."u dnyada bir dikili aacmz olmayacak bu gidile."

Bire bin katmak: Olduundan ok gstermek, abartmak."Bire bin katarak anlatmaya baylr."

Bire bir gelmek: Etkisini hemen ve kesin olarak gstermek."Verdiin ila di arma bire bir geldi."

Bir eli yada, bir eli balda (olmak): Bolluk, varlk, rahat ve huzur iinde olmak."Bir eli yada, bir eli balda, daha ne istiyor ki?"

Bir elle verdiini br elle almak: Bir kimseye yapt iyilii, yarar, baka bir yola ba vurarak salad karla detmek."Bir eliyle verip br eliyle aldn ok zaman sonra anladm."

Bir gmlek aa: Bir derece daha dk."Sizin rettiiniz fndk, bizimkinden bir gmlek daha aadadr."

Bir hl olmak: 1. Bir eyi ok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalk gelmek, bezmek. 2. Daha nce grlmeyen davranlar iinde olmak, huyu deimek. 3. Kazaya uram olmak."Gecikti, bana bir hl mi geldi acaba?"

Bir holuu olmak: Rahatsz, neesiz olmak."O iddetli kazay grnce bir ho oldum."

Bir kalemde: Birden ve toptan, bir ilem ile."Bir kalemde de de kapat u hesab."

Bir kapya kmak: Ayn sonuca varmak, ayn neticeyi vermek."Ha sen sylemisin ha ben, bir kapya kmaz m?"

Bir kak suda bomak: Bir kiiye ok fazla kzmak, elinden gelse ldrecek lde sinirlenmek."u yalanc herifi her sz syleyiinde bir kak suda boasm geliyor!"

Bir kyamettir gitmek (kopmak): ok fazla grlt, patrt, tel olmak."Alevler bacay sarnca bir kyamettir koptu sokakta."

Bir Krolu bir Ayvaz: Bir kar kocann ocuunun olmamas yahut yaknlarnn yanlarnda bulunmamas."Bir Krolu bir Ayvaz olmasak bu maan bize yetecei yok."

Bir kulandan girip br kulandan kmak: Sylenen sze nem vermemek, kulak asmamak, umursamamak."Sylediim sz bir kulandan girip br kulandan karsa anlamazsn elbet!"

Bir pula satmak: Bir kimseyi bir kar uruna harcamak."Paray grnce adam bizi bir pula satverdi."

Bir szn iki etmemek: Birinin her istediini hemen yerine getirmek."Ah benim tatl ocuum, bir szm iki etmez, hemen yapverir."

Bir eye benzememek: e yarar durumda olmamak, istenilen biimde bulunmamak."Bu kadar emekten sonra bari bir eye benzemi olsayd u kap."

Bir tala iki ku vurmak: Bir davranla iki veya birden ok yararl sonu elde etmek, bir giriimle iki i yapmak."Anladm amacn, bir tala iki ku vurmak."

Bir tutmak: Eit grmek, eit saymak, farkl muamelede bulunmamak."retmen, snftaki rencilerin hepsini bir tutmaldr."

Bir yasta ba koymak: Evli bulunmak, ac ve tatl gnlerde birbirini desteklemi olmak."Biz krk yl bir yasta ba koyduk, nasl unuturum onu?"

Bir yastkta kocamak: Kar ve koca birlikte uzun bir mr srmek."Bir yastkta kocarsnz inaallah."

Bir yana daha girmek: alacak bir durumla, yeni bir eyle karlamak."Aman yarabbim, onu o klkta grnce bir yama daha girdim."

Bit yenii: Kukulu bir nokta, iin gizli kalm, kt ve aksak yn."Bir bit yenii var gibime geliyor bu ite, haydi hayrls."

Bize de mi lolo!: "Senin ne mal olduunu biliyoruz, bize yutturamazsn ya; seni yeterince tanyoruz, herkesi aldatabilirsin ama bizi asla" anlamnda kullanlr.

Boaz boaza gelmek: Zorlu bir kavgaya tutumak, ya da kavga edecek hle gelmek."Senin o dilin yznden adamla boaz boaza geldik."

Boaz derdi: 1. Yemek piirme, hazrlama skntlar. 2. Geim iin urama, kazan salama kaygs."Boaz derdi, bence dertlerin en bydr."

Boaz kavgas: Yaamak iin, geinebilmek iin yaplan didinme, ura."Hemen btn insanlar boaz kavgasnn iinde kaybolmu durumdalar."

Boaz kurumak: ok susamak, ok konumaktan ve barmaktan tr sesi kmaz olmak."Boazm kurudu, bir eyler ielim de yle gidelim."

Boazna dizilmek: Bir zntden dolay itah kesilmek, isteksiz ve zorla yemek."Annemin o hasta hli gzmn nne geldike lokmalar boazma diziliyor."

Bountuya getirmek: Birini bunaltp artma yolu ile kendisinden bir i veya mal karl olarak ok miktarda para ekmek.

Bohasn koltuuna vermek: ine son vermek, kovmak, bandan defetmek."Hi sebepsiz yere bohasn koltuuna verip fabrikadan uzaklatrdlar onu."

Bol keseden: lsz, ok fazla, bol bol."Bol keseden atp tutmaya baylr bizim ocuk."

Bor har: Bor alarak ya da benzer yollara bavurarak (bir eyi salamak)."Bor har nihayet yaptrdk evin atsn."

Borusunu almak: kar salad kimsenin davasn gtmek."O, yllardan beri Tophane kabadaylarnn borusunu alar."

Borusu tmek: Sz geer olmak, dinlenilir olmak."Bizim sokakta Hasan amcann borusu ter."

Bostan korkuluu: 1. Kular ve dier yabani hayvanlar rktmek iin tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne. 2. Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden ekinilmeyen, gstermelik kimse."Mdr tam bir bostan korkuluu, memurlar ne i yapyor ne g."

Boa kmak: Umulan gereklememek, sonu vermemek, elde edilememek."Btn emeklerimiz boa kt desenize."

Bo atp dolu tutmak: Umutsuz olarak giriilen bir i, iyi sonu vermek; doruluuna inanmadan syledii sz gerek kmak."Hayatmzn bo atp dolu tutmak diye bir ilkesi olamaz."

Bo bulunmak: 1. Dalgn ve dikkatsiz bulunmak. 2. Sylenmemesi gereken, sakncal bir sz, iin sonunu dnmeden syleyivermek."Bo bulunup da sakn sz verme, biliyorsun onlara gitmemiz mmkn deil."

Bo gezenin bo kalfas: siz gsz, aylak, bo gezip dolaan kimse."Adam bo gezenin bo kalfas, bir de isizlikten yaknyor."

Bo vermek: nem vermemek, aldrmamak, ilgisiz davranmak."Bo ver, bu hayat byle gelmi, byle gider."

Boy atmak: Boyu uzamak, gelimek, boylanmak."ok abuk boy att sizin ocuk; maallah, delikanl gibi olmu."

Boy gstermek: 1. Grnmek, belirmek. 2. Gsteri yapmak."Onun gelip gitmesinin ardndan olaylar boy gsterdi."

Boy lmek: Yarmak, deer yarna girmek."Benimle boy lecek adam daha anasndan domad."

Boynu bkk: Yardm bekleyen; acnacak, kimsesiz, gsz, ksz durumda olan."Nerede bir boynu bkk grsem iim yanar."

Boynu eri: Herhangi bir nedenle, kendisini bir kimsenin dediklerini yapmaya borlu sayan."O adamdan bor para ald iin boynu eri, bu yzden yapt ktlklere ses karamyor."

Boynu kldan ince olmak: Adaletli yarg karsnda verilecek her cezaya raz olmak."Gerek adaletin karsnda boynum kldan incedir."

Boynunun borcu: Yaplmas gerekli olan dev."Seni sevindirmek boynumun borcu oldu artk."

Boynunu vurmak: Ban keserek ldrmek."Boynunun vurulmasna ramak kala hakkndaki hkmn kaldrldn rendi ve yer gk onun oldu sanki"

Boyunduruk altna girmek: Bakasnn egemenlii altna girmek, tutsak olmak, emir ve bask altnda yaamak."Trk milleti iin boyunduruk altna girmek, lm demektir."

Boyunun lsn almak: 1. ddia zerine giritii bir ii baaramayp yetersizliini anlamak. 2. Biri tarafndan haddi bildirilmek. 3. Bekledii yaknl grememek."Boynunun lsn ald, byle bir ie bir daha giremez."

Bozuk almak: Bir ey yznden can sklm, yz aslm olmak, sinirli davranlarda bulunmak."Biraz hasta oldu diye saa sola bozuk alp duruyor."

Bozuk dzen: 1. Dzensiz, dzeni bozuk olan. 2. Toplumun ynetiminde uygulanan yanl kurallar dizgesi."Bu bozuk dzenden hangi gr ve anlay biimi kurtaracak milleti, onu renmeye alyorum."

Bozum etmek: Bir kimseyi bekmedii bir davran karsnda brakarak utandrmak, mahup etmek."Adam bozum etmeye baylr bu ihtiyar, ona kar dikkatli ol."

Bozum olmak: Bir sz ya da davran iyi karlanmad iin utanmak, utanacak duruma dmek."Onun dncesinin hi de doru olmadn sylediim zaman amma da bozum oldu kadn."

Bozuntuya vermemek: Hataya dtn anladnda veya holanmad bir durumla karlatnda farketmemi gibi davranmak, oral olmamak."Hi bozuntuya vermeden misafirlere ho geldin demeye devam etti."

Bulank suda balk avlamak: Kark durumlardan yararlanarak kendi karn salamak."Bulank suda balk avlamay kural hline getirmi."

Bulduka bunamak: Bulduundan daha ounu isteyip kretmemek, daha iyisini istemek."Bulduka bunuyorsun, milletin a sefil gezdiini grmez misin sen?"

Buluttan nem kapmak: ok alngan olmak, en kk eylerden bile alnmak."Seninle konumak imknsz, buluttan nem kapyorsun nk."

Bunda bir i var: "Bir olayn imdilik bilinmeyen bir ynnn bulunmas, anlalamayan bir sebebin aranmas" durumunu anlatmak iin kullanlr."Polis, bunda bir i var diyerek olayn zerine tekrar gitti."

Bundan iyisi can sal: "Bundan daha iyisi, en iyisi olamaz" anlamnda kullanlr."Bundan iyisi can sal, haydi oturun bakalm sofraya."

Bu ne perhiz, bu ne lhana turusu: Bir ilke benimsedii hlde, benimsedii bu ilkenin tersine davranlarda bulunanlar iin sylenir.

Burnu bile kanamamak: Tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak."On takla atan arabadan, burnu bile kanamadan kt, alacak ey dorusu."

Burnu bymek: Kibirlenmek, bbrlenmek, byklenmek."Adam milletvekili seilir seilmez bizimle konumaz oldu, burnu byd birden."

Burnu havada (olmak): Kendini ok beenmi, kibirli (olmak)."Burnu havada gezenlerden hi holanmam."

Burnu Kaf danda (olmak): ok fazla kibirli, herkese yukardan bakar (olmak)."yi ki bir araba ald, burnu Kaf danda bir adam olup kt."

Burnundan (fitil fitil) gelmek: Ho bir durum, elde ettii gzel bir ey, sonra gelen zntler zerine kendisine zehir olmak."Yediimiz yemei burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus artk!"

Burnundan den bin para (olmak): Surat ok ask (olmak)."Ne olmu bir cam krlmsa, iki gndr burnundan den bin para."

Burnundan kl aldrmamak: Olduka huysuz olmak, kendisine hi sz syletmemek, kendisinin eletirilmesine frsat tanmamak, en kk yergiye tahamml gstermemek."Amma da burnundan kl aldrmaz bir adammsn; sylesene, nasl konuacaz seninle?"

Burnundan solumak: i bandan akn olduu iin gz hibir ey grmemek, ok fkelenmi olmak."Adam burnundan soluyor, sakn stne gitme, yoksa konutuuna piman olursun."

Burnunu ekmek: 1. Nefesini kullanarak smn burnunun yukarsna, geri ekmek. 2. Yoksun kalmak, umduunu bulamamak, istediini elde edememek, gayesine ulaamamak."Mdrn yanna alnmaynca burnunu ekip gitti."

Burnunun dikine gitmek: Kendisine verilen tlere kulak asmayp kendi bildii gibi davranmak, istediini yapmak."Burnunun dikine gidersen, ite byle eline yzne bulatrrsn ii."

Burnunun direi szlamak: 1. ok ac duymak (madd). 2. ok zlmek."Souktan burnumun direi szlad."

Burnunun ucunu grmemek: 1. leriyi grememek, meydana gelecei ak olan grememek. 2. ok sarho olmak. 3. ok dikkatsiz ve dalgn olmak."Sen ki burnunun ucunu gremeyen bir adamsn, seninle nasl i yapabilirim ben."

Burnunu sokmak: zerine vazife olmad, gerekmedii hlde her ie karmak."Sen de her ie burnunu sokmaktan geri durmazsn!"

Burnu srtlmek: Ilml bir yol seip gururundan vazgemek, sknt ektikten sonra daha nce beenmedii bir durumu kabul etmek."Onun da burnunun srtlmesine az kald, ksa zamanda dikball brakacak."

Burun buruna gelmek: 1. Anszn karlamak, kar karya gelmek. 2. Birbirine ok yaklamak, birine ok sokulmak."Kapdan kar kmaz retmenimle burun buruna geldim."

Burun kvrmak: nem ve deer vermemek, kmsemek, beenmemek."nne konan yemeklere burun kvrp sofradan kalkt."

Buyur etmek: Misafiri karlayarak ieri almak, "buyurun" diyerek sayg ile yer gstermek ya da sofraya armak."Misafirleri byk bir evkle buyur etti."

Buyurun cenaze namazna: Hi beklemedik kt bir durum karsnda aka yollu znt belirtmek iin "ne yazk ki" anlamnda kullanlr."unun yaptna bakn, buyurun cenaze namazna!"

Buz kesilmek: 1. ok mek, donmak. 2. Buz gibi soumak, buz durumuna gelmek. 3. Endie, korku ve znt veren bir durum karsnda donakalmak."ldrdn sand adam karsnda grnce buz kesildi."

Buzlar zlmek: 1. Buzlarn erimeye ve krlmaya, su hline gelmeye balamas. 2. Kiiler arasndaki dargnln, soukluun, krgnln ve gerginliin ortadan kalkmaya balamas."ki kardein arasndaki buzlar zlmeye balaynca aileye nee geldi."

Buz tutmak: stnde buz meydana gelmek, buzla kaplanmak."Gl buz tuttu."

Buz stne yaz yazmak: 1. Birine etkisi olmayan szler sylemek. 2. Etkisi ve sresi ok ksa olan bir i yapmak."Evet ocuklar, beni buz stne yaz yazan bir adam konumuna getirmeyin!"

Byk oynamak: 1. Byk bir tehlikeyi gze alarak bir ie girimek. 2. ok fazla para koyarak kumar oynamak."Byk oynadm, ya kaybedeceim, ya da kazanacam."

Byk (sz) sylemek: Bakasnn dt kt duruma dmeyeceini syleyerek vnmek."Ne demi atalarmz, byk lokma ye, byk sz syleme."

Byk szme tvbe!: Bir konuda kesin konuulduunda ya da bir bakasnn dt kt dur ama dmeme iddiasnda bulunulduunda Cenab- Allah`tan byle bir duruma drmemesini dileme."Ne ettim de o sz syledim, byk szme tvbe!"

Byklk gstermek: Elinde her imkn varken ktlk yapmamak, affetmek, iyi davranmak."stese byklk gstermeyip onu buraya bir daha sokmazd, erkek adamm."

Bym de klm: Davranlar, konumas yann stnde olan, bykler gibi hareketler yapan ocuk."Aman yarabbim, unun syledii szlere bakn hele, bym de klm sanki!"
31-08-2011 01:28
Bul Rep Ver Alnt
« nceki | Sonraki »


Bu Konudaki Mesajlar
"B" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar - Dilek iriki - 31-08-2011 01:28

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gsterim: Son Mesaj
  ATA Szleri Harf Harf Bir Sayfada... Deyimler de Var.. KaRNeC 0 2,057 02-04-2012 03:54
Son Mesaj: KaRNeC
  "Z" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,602 31-08-2011 01:26
Son Mesaj: Dilek iriki
  "Y" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,617 31-08-2011 01:25
Son Mesaj: Dilek iriki
  "V" Harfiyle Balayan Deyimler ve Aklamalar Anlamlar Dilek iriki 0 1,635 31-08-2011 01:24
Son Mesaj: Dilek iriki

Konuyu grntleyenler: 1 Misafir

Forum Atla:

kampanyalar | hamile kyafetleri | Replika saat | kurumsal SEO danman | seim anketleri 2018

retmen Sitesi

retmen Siteleri



retmen Sitesi | letiim | Yukarya dn | erie Dn | Mobile Version | RSS

Trke eviri: MyBBTrkiye
retici: MyBB, 2002-2018 MyBB Group.

MyBB & SEO nSiDe

retmenSitesi.nfo Google Gizlilik Politikasna riayet etmektedir