705 defa görüntülendi.

Öğretmen Öyküleri

Yeliz
Super Moderator
******


Mesajlar: 2,581 Katılma Tarihi: 04-03-2011 Rep Puanı: 23 Durum: Çevirimdışı

Mesaj: #1
Öğretmen Öyküleri

İmage

Başarıya Odaklanma

San Fransisko’da bir okulda okul müdürü, okuldaki üç öğretmeni yanına çağırıp şöyle der: “Siz üç öğretmen, bu sistemdeki en iyi ve en uzman kişiler oldunuz. Bu yüzden doksan tane seçkin, üstün zekalı öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da, bu seviyeyi koruması ve çok şey öğrenmelerini, sizden bekliyoruz, ” der. Hem veliler, hem de öğretmenler bu durumdan memnun kalırlar.

Okul bittiğinde, bu öğrencilerin San Fransisko Körfezindeki öğrencilere göre yüzde yirmi-otuz daha başarılı olduğu görülür. Yılsonu geldiğinde müdür öğretmenleri çağırır ve onlara bir itirafta bulunur: “Aslında en zeki öğrencilerin yüzde doksanı sizde değildi. Onlar ortalamanın sadece biraz üstündeki öğrencilerdi. Onları bu sistemden tesadüfen seçtik, ” der.
Bu sefer öğretmenler bu başarının kendilerinin olduğunu düşünürler. Müdür ise konuşmaya devam eder.

“Aslında siz de en parlak öğretmenler değildiniz. Ben isimlerinizi bir şapkaya doldurdum ve kağıtların arasından rastgele seçtim. Siz inandınız. İnandığınız için de başardınız, ” der.

Notu Araç Olarak Kullanmak

Yazarın görev yaptığı okul, bir Fen Lisesidir. Fen Lisesindeki öğrencilerin kitap okumaya çok hevesli olmadıkları görülür. Onlar daha çok ders çalışıp, sürekli soru çözmekle meşgüldürler. Bu yüzden onlara ilk olarak kitap okumanın faydalarını anlatır. Fakat öğrencilerde herhangi bir değişiklik olmaz.

Daha sonra soruları, yazılı sınavlarda yüksek puan alamayacakları şekilde sorar. Öğrencilerin çoğu düşük puan almıştır. Not aşığı olan Fen Lisesi öğrencileri kitap okumanın artık kaçzınılmaz olduğunu anlarlar.
Kitabın tanıtımını yapıp, hakkıyla özetleyen öğrencilere yüksek puan verir. Böylece, notu olumlu yönde kullanma fırsatını bulmuş olduğunu düşünür. Daha da önemlisi artık, Fen Lisesinin bu öğrencileri arasında kitap okumak yaygın hale gelir.

Birincilik Getiren Öğretmen Taklidi

Yazar, öğrencilere kitap okumayı sevdirebilmek için değişik sloganlar kullanıp, benzetmeler yapar. Ayrıca her dersinde öğrencilere tavsiye edebileceği bir kitap getirmeyi ihmal etmez.

Tavsiye edebileceği kitapların, öğrenciler tarafından dikkate alınması için farklı benzetmeler yapmaya çalışır. Örneğin, “Bu kitap Hacı Bekir Lokumu gibi, Selim Usta’nın Köftesi’nden de lezzetli, Kanlıca’nın Yoğurdu’ndan da leziz, ” der. Yeni çıkan bir kitap için de, “Çorum Leblebisi gibi taptaze, ” benzetmesi yapar.

Yine yazarın görev yaptığı okulun Bahar Festivali, adlı sosyal etkinlik programındaki taklit yarışmasında bir öğrenci, bu benzetmeleri kullanıp hocasını taklit eder ve yarışmada birinciliği kazanır. Böyle bir durumdan, öğrenciden ziyade öğretmeni mutlu olur. Hem kendisiyle, hem de öğrencileriyle gurur duyar.

Öğrenciye Örnek Olmak

Eğitimci Yazar Ahmet Maraşlı bir anısını şöyle anlatır:
Bir teneffüste, okul müdürü bir öğretmene, bir miktar para uzatır ve “Hocam bir zahmet şuradaki öğrencilerden birine bir paket sigara aldırıver, ” der. Öğretmen, parayı dalgınlıkla alır ve kısa bir an sonra yaptığı işin farkına varır. Hemen arkasından, “Ben sigara içmiyorum ve sürekli öğrencilerime sigaranın zararlarını anlatıyorum. Kusura bakmayın hocam, ” der.

Müdür Bey önce şaşırır ve bu duruma biraz üzülür. Sonra, öğretmenin haklı olduğuna karar verir ve onun haklılığını dile getirir. Öğretmeni bu davranışından dolayı kutlamayı da ihmal etmez.

Hiç Hayallerinizden “O” Aldınız mı?

Bu öykü çiftlikte çalışan bir at terbiyecisinin genç oğluna dayanır. Yedinci sınıfta okurken öğretmeni ona, “ileride ne olmak istediği” ile ilgili bir kompozisyon ödevi verir. Çocuk bütün gece oturup, günün birinde bir at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan yedi sayfalık bir kompozisyon yazar. Hayalini en ince ayrıntısına kadar anlatır. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin ve çiftliğin içindeki 1000 metrekarelik evinin de krokisini çizer. Ahırların, koşu yollarının yerlerini tek tek gösterir. Ertesi gün hocasına sunduğu kompozisyon, kalbinin tam bir sesidir.

İki gün sonra hocasından ödevini alır ve kağıdın üzerindeki kocaman bir “O” (sıfır) ile “Dersten sonra beni gör, ” yazısını görür.

Hocasının yanına, “Neden O aldığını öğrenmek” için gider. Hocası, “Ona, bu yazdıklarının, hiç gerçekçi olmayan hayaller olduğunu, ödevini daha gerçekçi hayaller üzerine temellendirirse, notunu değiştirebileceğini, ” söyler.
Bunun üzerine çocuk, bir hafta kadar ödevi üzerinde tekrar düşünür ve hiçbir değişiklik yapmadan, ödevini aynen olduğu gibi teslim eder. Öğretmene, “Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin, ben de hayallerimi, ” diyerek odadan ayrılır.

Geçmişin yedinci sınıf öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazisi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturmaktadır. Bir gün, aynı öğretmen, otuz öğrenci ile bu çiftliğe kamp kurmaya gelir. Öğretmen giderken, şöyle bir itirafta bulunur:
“Ben hayal hırsızı bir öğretmendim. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah’tan ki sen hayallerine sahip çıkacak kadar inatçıydın, ” der.

Önce O Başlattı

İlkokula yeni başlayan Muratcan’ın okulda ilk günleridir. Çok geçmeden üst sınıftaki komşu çocuklar, Murat’ın babasına, onun müdüre saygısızlık yaptığını şikayet ederler. Babası, olup biteni önce oğlu ile paylaşmak ister. Muratcan olanları anlatmaya başlar:
“Teneffüste koridorda arkadaşlarla oynuyorduk. Ben tam kaçıyordum ki, adam bana, ‘Koşma!’ diye bağırdı ve enseme bir tokat vurdu. Bir de küfretti. Ben de onun bacağına vurdum. Ama önce o başlattı, ” diye yakınır.

Babası ise, “Aslında onun 'adam' dediği kişinin müdür olduğunu” söylese de, oğlu buna itiraz eder. Anaokulundaki müdürü ile karşılaştırmaya başlar: “Ne biçim müdür bu, hiç kibar değil. Çocuklar da sevmiyor. Benim eski müdürüm bizi sever, saçımızı okşar ve hiç bağırmazdı, ” der.
Baba, durumu izah etmeye çalışsa da, oğluna laf anlatamaz. Bir türlü onu ikna edemez ve oğlu, sürekli olarak, “Önce o başlattı, önce o başlattı…” diye kendini savunmaya devam eder.
Emine Belen




Dost Dedigin Ölüme Gidiyoruz Dediginde "Niye" Diyen Degil.. "Ne Zaman" Gidiyoruz Diyendir...
29-09-2013 02:31
Web Bul Rep Ver Alıntı
« Önceki | Sonraki »


Bu Konudaki Mesajlar
Öğretmen Öyküleri - Yeliz - 29-09-2013 02:31

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Öğretmen Olmak, Anne-Baba Olmaktır KaRNeC 0 537 28-03-2013 01:23
Son Mesaj: KaRNeC
  Öğretmenler ve Öğretmen Olmak İsteyenler İçin Acıklı Bir Hikaye KaRNeC 0 686 04-02-2013 12:00
Son Mesaj: KaRNeC

Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir

Forum Atla:

tanıtım haberi- son haberler- haber- kahramanmaraş haberleri- wikigazete.com- webcimo- Hava Durumu- sanierungsunternehmen -

Öğretmen Sitesi

Öğretmen Siteleri



Öğretmen Sitesi | İletişim | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Mobile Version | RSS

Türkçe Çeviri: MyBBTürkiye
Üretici: MyBB, © 2002-2016 MyBB Group.

MyBB & SEO İnSiDe

ÖğretmenSitesi.İnfo Google Gizlilik Politikasına riayet etmektedir