112 defa görüntülendi.

Sinemanın doğuşu

BySiriUS
Öğretmen
**

Mesajlar: 41 Katılma Tarihi: 09-03-2014 Rep Puanı: 0 Durum: Çevirimdışı

Mesaj: #1
Sinemanın doğuşu

Sinema, düzenli aralıklar kullanarak birden çok resmin arka arkaya ekrana yansıtılmasıdır.
Bu yansıtılan görüntü için genelde beyaz perde kullanılmaktadır. İlk zamanlar buna büyülü perde büyülü fener gibi isimler de takılmıştı.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki Madde 5'e göre sinema: tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.
Sinema, Yedinci sanat olarak kabul edilir.
Bir ekran üzerine hareketli görüntüler düşürmek suretiyle sosyal, ekonomik, kültürel konularının perdeye aktarılması ve yönetilmesi işlemi. Sinema, tam olmamakla beraber tiyatronun sahneden perdeye aksetmiş şekli olarak da tarif edilebilir. Sinema filmlerinin çoğaltılabilmesi ve her yerde kolaylıkla gösterilebilmesi, büyük halk kitlelerinin sinemadan etkilenmesine sebep olmuştur. Sinema kültür ve eğitim alanlarında olduğu kadar, eğlence ve her türlü propaganda alanında da geniş bir şekilde faaliyet göstermektedir. 1960’larda televizyonun dünya çapında yaygınlaşmaya başlamasıyla önemini kaybeder olmuşsa da, televizyonda da kendisine bir yer bularak tesirini sürdürmeye devam etmiştirsinema
Tarihi: Sinema ilk olarak 1894 senesinde Thomas A. Edison’un kinetoskop’u geliştirmesiyle başlamıştır. 1895 senesinde ise Paris’te Lumiére’nin sinematografi’yi bulmasıyla görüntüler daha tatminkar bir duruma girdi. Sinemanın başlangıcı esasen 1824 senesinde laboratuar çalışmaları şeklinde Londra’da Peter Mark Roget’in, çizgi resimlerin bir disk üzerine yapıştırılarak döndürülmesiyle başlamış, bunu 1860 senesinde fotoğraflı disk ve bunu da 1890 senesinde selülozik film şeridi takip etmiştir. İlk basit sinematoskopu 1861 senesinde Phladelphialı mühendis Coleman Sellers yapmıştır. Bu makinayı Thomas Edison ve Thomas Armat geliştirdiler.
Sinemanın sanat ve ticaret ortamına girişi 1903 senesinde Büyük Soygun (The Great Train Robbery) filmiyle başlar. 1912 senesine kadar sessiz filmler’le gösteri yapılmış, bu tarihten sonra film yanına bir de hareketlerle ahenkli sesler veren fonograf konulmuştur. 1923 senesinde sesin selüloz film üzerine kodlanmış bir şekilde, resimlenmesinden sonra sesli filmler başarılı olmaya başlamıştır. 1927 senesinde hazırlanan sesli The Jazz singer filmi sesli filme tam geçiş kabul edilir.
1935 senesinde başlayan renkli film çekim çalışmaları 1939 senesinde Rüzgarla Gitti (Gone with the wind) filmiyle başarılı oldu. Bu buluşu sinemaskop film tekniğinin bulunuşu takip etti. 1952 senesinde üç boyutlu stereoskopik 3-D sinema tekniği popüler oldu. Sinemaskop 55, M-G-M panavizyon gibi daha birçok teknik buluşlarla, sinema tiyatro sahnesindeki canlılıktan ayırt edilemez duruma getirildi. Sinema filmi hazırlanışı: Sinema filmini izlemek başka hazırlanışı daha bambaşkadır. hazırlanışı çok geniş çalışma ister. Filmin konusunu ihtiva eden senaryo veya film yazılı doküman, tarihi bir belge, film direktörü kontrolünde hazırlanır. Senaryo daha sonra sahnelere ayrılır. Sahneler arası kostüm, makyaj ve yan hazırlıklarla geçer. Sahnelerdeki görüntü seçimi direktöre aittir. Çekimi yapılan sahnelerin birbiriyle çok iyi uyum içinde olması lazımdır. Çünkü film seyredilirken kısa bir hikayeye benzer. Konular ve görüntüler arasında kesikliği affetmez. Film çekilirken sahnelerdeki görüntülerin seyirciyi, kendisine bağlayıcı şekilde olması icab eder. Mesela dövüş yapan iki aktörün uzaktan çekilen filmi fazla ilgi uyandırmadığı halde yumrukların şekli, kafaya vurulan bir taş, burundan akan kanın çeneden süzülüşü, yırtılan elbisenin görüntüleri gerçek bir kavga seyrediyormuşcasına seyircinin nefesini kesebilir. Bu arada, ses, ışık ve diğer faktörler direktöre yardımcı mühim unsurlardır. Film seti sahnede seyirciye konuyla ilgili mümkün mertebe çok bilgi verecek özellikte hazırlanır.
Sinemada bir başka metod da çizgi film çekimidir. Çizgi film ilk olarak 1877 senesinde Fransız EmileReynaud ile başlar. 1906 senesinde ABD’de yapımına başlanan çizgi filmler büyük gelişmeler kaydederek 1923 senesinde Hollywood’da Walt Disney’in çizgileriyle zirveye ulaştı. Kompüterin çizgi film tekniğine girmesiyle kalitede süratli artış olmaya başladı.
Sinema makinasının çalışması: Sinema makinası bir projeksiyon aleti olup, film kamerası tarafından kaydedilen seri haldeki görüntüleri ekrana yansıtır (Bkz. Projeksiyon). Görüntüler gözün fark edemiyeceği hızla değiştiği için, ekrandaki görüntü hareketli zannedilir. Bu hadise güneşe çok az bakıp gözünü kapatan bir kişinin gözünde, bir müddet karartı izinin devam etmesi esasına dayanır. Sinema makinasının prensip olarak ışık üreten bir lambası, ışığı yansıtan reflektörü, film şeridini belli bir hızla hareket ettiren mekanizma, film hızı ile koordineli olarak ışığı kesip tekrar açan, döner diyafram mekanizması ve mercekleri vardır. Işığın kesilip açılma sayısı saniyede 24 veya 48 adettir. 48 sayısı
ışık titreşimini azaltmak içindir.
(Bu Mesaj 01-10-2014 10:43 değiştirilmiştir. Değiştiren : BySiriUS.)
01-10-2014 10:38
Bul Rep Ver Alıntı
« Önceki | Sonraki »


Bu Konudaki Mesajlar
Sinemanın doğuşu - BySiriUS - 01-10-2014 10:38

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Sinemanın Evinize Gelişi! dilokullari 0 110 20-05-2014 02:50
Son Mesaj: dilokullari

Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir

Forum Atla:

tanıtım haberi- son haberler- haber- kahramanmaraş haberleri- wikigazete.com- webcimo- Hava Durumu- sanierungsunternehmen -

Öğretmen Sitesi

Öğretmen Siteleri



Öğretmen Sitesi | İletişim | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Mobile Version | RSS

Türkçe Çeviri: MyBBTürkiye
Üretici: MyBB, © 2002-2016 MyBB Group.

MyBB & SEO İnSiDe

ÖğretmenSitesi.İnfo Google Gizlilik Politikasına riayet etmektedir